...Sayfa Yükleniyor...

>>>Lütfen Bekleyin<<<

SİTE İLE İLGİLİ BİLGİ

...Yükleniyor...

EĞİTİM ÖĞRETİM

Konu Anlatımlı Dersler
Soru Bankası Testler
Yazılı Soruları Yazılı Arşivi
Belirli Gün ve Haftalar
Tiyatrolar,Skeçler,Piyesler
Atasözleri ve Özellikleri
Çeşitli Yazılar
Çocuk Eğitimi
Çocuk Oyunları, Oyunlar
Çocuk Şarkıları, Şarkılar
Destanlar Ve Özellikleri
Dil Kültür İlişkisi
Enler Bölüm Bölüm
Güzel Sözler,Özdeyişler
Hazır Cevaplar
Hikayelerden Seçmeler
İl İlçe Türkiye Tanıtımı
İlginç Eğlenceli Bilgiler
İlkler Bölüm Bölüm
İsimler Ve Anlamları
Kitap Özetleri
Masallardan Seçmeler
Ninni Ninni Ninniler
Pratik Bilgiler
Roman Özetleri
Sayışmaca - Sayışmacalar
Şiirler, Şiir Koleksiyonu
Türküler Türkülerimiz
Tekerleme - Tekerlemeler
Yazar ve Şairlerin Hayatı
Devamını Göster>>>

KONU ANLATIMLI DERSLER

YAZILI SORULARI

SORU BANKASI TEST SORULARI

KİTAP HİKAYE ŞİİR ROMAN

SÖZLÜKLER

Özel Arama

EĞLENCELİ KOMİK YAZILAR

YEMEK TARİFLERİ BESLENME VE MUTFAK

DİNİM İSLAM İSLAMİYET

BİLGİSAYAR OYUNLARI

HAYATIN İÇİNDEN BİLGİLER

SAĞLIKLI YAŞAM İÇİN GEREKLİ BİLGİLER

SİZİN GÖNDERDİKLERİNİZ

Sitemizde Şimdilik 87.451 Yazı 3.896 Dosya Bulunmaktadır.

Bilgiyelpazesi.Net Ana Sayfası Bu Yazıyı İndir Sık Kullanılanlara Ekle
 

OFFF!.. KUSURA BAKMAYIN... YAZI SİTEDE VAR FAKAT YERİ DEĞİŞTİRİLMİŞ LÜTFEN AŞAĞIDAKİ ARAMA KUTUSUNA TEKRAR YAZIN SİTE İÇİNDE ARAYIN...
...BU AKSAKLIK İÇİN ÖZÜR DİLERİZ...


a a a
eğitim öğretim   konu anlatımlar   yazılı soruları   soru bankası test
             
     
tiyatro oyunları   belirli gün haftalar   eğlence komikler   dinim islam
             
     
yemek tarifleri   bilgisayar oyunları   hayatın içinden   sağlıklı yaşam
             

 

VE DAHA DA FAZLASI AŞAĞIDA

 

             

EĞİTİM ÖĞRETİM İLE İLGİLİ BELGELER

Atasözleri ve Özellikleri
Belirli Gün ve Haftalar İle İlgili Tüm Belgeler
Coğrafya Dersi İle İlgili Konu Anlatımlar - Test Soruları
Çeşitli Yazılar, Oradan Buradan
Çocuk Eğitimi
Çocuk Oyunları, Oyunlar
Çocuk Şarkıları - Şarkı Sözleri
Destan, Destanlarımız Ve Özellikleri
Dil İle Kültür Arasındaki İlişki, Dil Nedir, Kültür Nedir
Edebiyat Dersi İle İlgili Konu Anlatımlar - Test Soruları
Eğitim Bilimleri Dersi İle İlgili Konu Anlatımlar - Test Soruları
Enler Bölüm Bölüm
Fen ve Teknoloji Dersi İle İlgili Konu Anlatımlar - Test Soruları
Gelişim Ve Öğrenme Psikolojisi İle İlgili Konu Anlatımlar
Güzel Sözlerden Seçmeler, Özdeyişler, Vecizeler
Hazır Cevaplar
Hikayelerden Seçmeler
İllerimiz Ve İlçelerimiz Özellikleri Türkiye Tanıtımı
İlginç Ve Eğlenceli Bilgiler
İlkler Bölüm Bölüm
İsimler Ve Anlamları
Kitap Özetleri
Konu Anlatımlı Dersler
Masallardan Seçmeler
Matematik Dersi İle İlgili Konu Anlatımlar - Test Soruları
Muhasebe Dersi İle İlgili Konu Anlatımlar - Test - Yazılı
Ninni Ninni Ninniler, Ninnilerden Seçmeler
Pratik Bilgiler
Roman Özetleri
Sayışmaca - Sayışmacalar, Sayışmacalardan Seçmeler
Sizin Gönderdikleriniz
Soru Bankası, Test Soruları, SBS YGS LYS KPSS ÖSYS
Sözlük Türkçe - İngilizce - Almanca
Şiir Koleksiyonu - Seçme Güzel Şiirler
Tarih Dersi İle İlgili Konu Anlatımlar - Test Soruları
TC İnkılap Tarihi Dersi İle İlgili Konu Anlatımlar - Test Soruları
Tekerleme - Tekerlemeler, Tekerlemelerden Seçmeler
Tiyatro Oyunları, Skeçler , Piyesler
Türkçe Dersi İle İlgili Konu Anlatımlar - Test Soruları
Türküler, Türkü Sözleri, Türkülerimiz
Uluslararası İlişkiler Ve Politika Konu Anlatımlar
Vatandaşlık Ve İnsan Hakları Dersi Konu Anlatımlar
Yazarların, Şairlerin Hayatı, Eserleri / Kitapları
Yazılı Soruları - Yazılı Arşivi




KONU ANLATIMLI DERSLER

Coğrafya Dersi İle İlgili Konu Anlatımlar
Edebiyat Dersi İle İlgili Konu Anlatımlar
Eğitim Bilimleri Dersi İle İlgili Konu Anlatımlar - Test Soruları
Fen Ve Teknoloji Dersi İle İlgili Konu Anlatımlar
Gelişim Ve Öğrenme Psikolojisi İle İlgili Konu Anlatımlar
İngilizce Dersi Dersi İle İlgili Konu Anlatımlar
Matematik Dersi İle İlgili Konu Anlatımlar
Muhasebe Dersi İle İlgili Konu Anlatımlar
Tarih Dersi İle İlgili Konu Anlatımlar
TC İnkılap Tarihi Atatürkçülük Konu Anlatımlar
Türkçe Dersi İle İlgili Konu Anlatımlar
Uluslararası İlişkiler Ve Politika İle İlgili Konu Anlatımlar
Vatandaşlık, Anayasa, İnsan Hakları Dersi Konu Anlatımlar




YAZILI SORULARI - YAZILI ARŞİVİ

Coğrafya Dersi Yazılı Soruları
Dil Ve Anlatım Dersi Yazılı Soruları
Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi Dersi Yazılı Soruları
Edebiyat Dersi Yazılı Soruları
Fen Ve Teknoloji Dersi Yazılı Soruları
İngilizce Dersi Yazılı Soruları
Matematik Dersi Yazılı Soruları
Sosyal Bilgiler Dersi Yazılı Soruları
TC İnkılap Tarihi Ve Atatürkçülük Dersi Yazılı Soruları
Trafik Güvenliği Dersi Yazılı Soruları
Türkçe Dersi Yazılı Soruları
Vatandaşlık Ve İnsan Hakları Eğitimi Dersi Yazılı Soruları




SORU BANKASI TEST SORULARI

Coğrafya Dersi İle İlgili Test Soruları Soru Bankası
Din Kültürü Dersi İle İlgili Test Soruları Soru Bankası
Edebiyat Dersi İle İlgili Test Soruları Soru Bankası
Fen Ve Teknoloji Dersi İle İlgili Test Soruları Soru Bankası
İngilizce Dersi İle İlgili Test Soruları Soru Bankası
İnkılap Tarihi Atatürkçülük Dersi Test Soruları Soru Bankası
Matematik Dersi İle İlgili Test Soruları Soru Bankası
Sosyal Bilgiler Dersi İle İlgili Test Soruları Soru Bankası
Tarih Dersi İle İlgili Test Soruları Soru Bankası
Türkçe Dersi İle İlgili Test Soruları Soru Bankası
Vatandaşlık İnsan Hakları Dersi Test Soruları Soru Bankası




SİZİN GÖNDERDİKLERİNİZ, SİZİN SAYFANIZ

Sizlerin Gönderdiği Şiirler - Şiirleriniz
Sizlerin Gönderdiği Fıkralar - Fıkralarınız
Sizlerin Gönderdiği Bilmeceler - Bilmeceleriniz
Sizlerin Gönderdiği Hikayeler - Hikayeleriniz

EĞLENCELİ VE KOMİK YAZILAR

Fıkralar
Temel Fıkraları
Değişik Fıkralardan Seçmeler
Deli Fıkraları
Nasreddin Hoca Fıkraları

Diğer Eğlenceli Ve Komik Yazılar, Görseller
Bilgisayar Oyunları Eğlenceli
Bilgisayar Ve İnternet İle İlgili Komik Sözler, Yazılar
Bilmece Demeti - Seçme Bilmeceler
Cep Telefonu Mesajları (Eğlenceli ve Komik)
Dalkavuklardan Dalkavukluk Örnekleri
Duvar Yazıları
Erkek Adam Bilgisayarını Nasıl Kullanır?
Evli Erkeğin Evrimi, Değişimi
Fil Avlama Yöntemleri
Geyik Muhabbeti
Haberler, Komik Haberler, Olaylar
Hazır Cevaplar (Eğlenceli Ve Komik)
İlginç, Saçma Sapan Sorular, Sözler, Komik Sorular
İnançlar, Komik Tuhaf Saçma İnançlar, İnanışlar
Karadeniz Fıkraları
Karikatürlerden Seçmeler - Komik Karikatürler
Kıpkırmızı Başlıklı Kız
Osmanlıca Bilgisayar Terimleri :)
Öğrenci Anayasası (Komik)
Öğrenci Duası (Komik)
Ölmeden Hemen Önce Söylenen Sözler
Sizlerin Gönderdiği Fıkralar - Fıkralarınız
Şiirler (Komik Ve Eğlenceli)
Teknoloji Özürlüler
Testler, Komik Test Soruları, Komik Testler
Yalanlar, En Çok Söylenen Doğru Gibi Yalanlar
Yaşanmış Komik Ve Eğlenceli Olaylar




DİNİM İSLAM İSLAMİYET, İSLAMİ BİLGİLER

Allahü Teala'nın (CC) İsimleri Ve Anlamları
Peygamberimiz Hz Muhammed'in (sav) Hayatı
Peygamberimiz Hz Muhammed'in (sav) Sünneti
Peygamberlerin (AS) Hayatı
Ashabı Kiramın (RA) Hayatı
Allah Dostlarının (KS) Hayatı
İlahiler, İlahi Sözleri
Kıssalardan Seçmeler, Dini Hikayeler
Surelerin İniş Nedenleri
Şeytanın Hileleri, Zararları, Şeytan Nasıl Aldatır
İslam Tarihi




SAĞLIKLI YAŞAM İÇİN GEREKLİ BİLGİLER

Hastalıkları, Çeşitleri, Belirtileri, Özellikleri, Tedavileri
Sağlık İle İlgili Kısa Ve Önemli Notlar
Sigaranın Zararları, Sigarayı Bırakma Yolları, Yöntemleri

Şifalı Bitkiler
Baharatlar, Çeşitleri, Özellikleri, Yararları
Şifalı Bitkiler, Özellikleri, Yararları
Şifalı Bitki Karışımları, Kürleri, Hazırlanmaları, Yararları
Baharatlar, Çeşitleri, Özellikleri, Yararları




HAYATIN İÇİNDEN BİLGİLER

Cep Telefonu İçin Hazır Mesajlar
Çocuk Eğitimi
Çocuk Şarkıları
Dünya'nın Enleri
İsimler Sözlüğü - İsimler ve Anlamları
Ninni Ninni Ninniler
Pratik Bilgiler
Sayışmaca - Sayışmacalar
Tekerleme - Tekerlemeler
Türküler, Türkü Sözleri, Türkülerimiz
Yazıklar Olsun
Yemek Tarifleri, Beslenme Ve Mutfak
Zararları, Sakıncaları
Bakanlıkların İnternet Siteleri




YEMEK TARİFLERİ, BESLENME, MUTFAK

Aperatif, Atıştırma Yemekleri
Balık, Deniz Ürünleri Tarifleri
Börek, Çörek Tarifleri
Çorba Tarifleri
Dolma, Sarma Tarifleri
Diyet Yemeği Tarifleri
Et, Kebap, Köfte Tarifleri
Kek Tarifleri
Komposto, İçecek Tarifleri
Kurabiye Tarifleri
Pasta Tarifleri
Pilav Tarifleri
Reçel Tarifleri
Salata, Garnitür Tarifleri
Salça, Sos Tarifleri
Sebze Yemeği Tarifleri
Tatlı Tarifleri
Tavuk, Piliç Tarifleri

EKLEMEK İSTEDİKLERİNİZ VARSA AŞAĞIDAKİ "Yorum Yaz" kısmına ekleyebilirsiniz.

Bu Yazı İçin Yapılan Son "100+" Yorum Aşağıda Sıralanmaktadır.
Yorumlarınız Bize Yol Gösteriyor.
Yorumlar İçin Teşekkürler.

YORUM YAZ

353. Yorum
.

352. Yorum
->Yazan :
ayse melek
->Yorumu: çok güzel bir site yapmissiniz bu siteyi yapanlara tesekkür ediyorum. herkezede öneriyorum..

351. Yorum
->Yazan :
hakan
->Yorumu: bence bu site harika çünkü tüm ögrenciler kendi bildigi seyleri baskalarina paylasiyo ama baska sitelerde bir sey yaziyolar herkez ona bakiyo ben kendi sorumun cevabini bulamamissamda yinede bu site harika.

350. Yorum
->Yazan :
asliii
->Yorumu: gerçekten güzel bilgi yarismasinda burdan sormuslardi. ve sinifimi 2. yaptim tesekkürler..

349. Yorum
->Yazan :
6/a sinif baskani (isim yok)
->Yorumu: site asiri güzel ama ben ödev yapiyorum ve küçügüm daha bunu okurken sıkılırım yani bu liselere göre benim için agir ama emege saygi çok emek harcamissiniz bu arada ben onur.

348. Yorum
->Yazan :
ceylan
->Yorumu: gerçekten çok yararli bir site herkese tavsiye ederim.

347. Yorum
->Yazan :
MISAFIR
->Yorumu: Sitenin bilgileri çok isime yaradi.Ama bir daha yazmak zorunda kalmak beni biraz daha yordu... Siteniz çok güzel.Basarilarinizin devamini dilerim....

346. Yorum
->Yazan :
ECE
->Yorumu: SPR BNC HARIKULADE THANK YOU.

345. Yorum
->Yazan :
NURGÜL
->Yorumu: BEN BU KADAR YORUMLARI NE ZAMAN OKUYABILIRIM :)))))).

344. Yorum
->Yazan :
Ray.!
->Yorumu: BABA BÜYÜKSÜNÜZ SITE KRAL saolun.

343. Yorum
->Yazan :
SAKIR
->Yorumu: ARKADASLAR HERKESE ÖNERIYORUM SÜPER BIR SITE.

342. Yorum
->Yazan :
Seren
->Yorumu: Hiç ödev yapmazdim bu site sayesinde ödev yapiyorum ;) :) <3.

341. Yorum
->Yazan :
Ceyda
->Yorumu: hayran olarak bu siteye giriyorum.

340. Yorum
->Yazan :
aysegül izgüden
->Yorumu: : ÇOK GÜZEL BIR SITE BEGENDIM..

339. Yorum
->Yazan :
Ceren
->Yorumu: ödev isime çok yaradi ,biraz uzun geldi. Ama gerekli bilgilere ulaç.stim yazana çoooooooooooook sagolun.
süper olmussssssssssss.

338. Yorum
->Yazan :
elif s.
->Yorumu: gerçekten ben çok begendim. ayrica ögretmenimde çok begendi. çok sagulun..

337. Yorum
->Yazan :
...
->Yorumu: ALLAH'IM bu ne kadar yazi ben bu yazini neresinden basliyim yazmaya offf.

336. Yorum
->Yazan :
melike
->Yorumu: furkan güzel bisey yaptinimi saniyorsun.

335. Yorum
->Yazan :
ALI
->Yorumu: BU SITENIN YAPIMINDA HAKKI VE EMEGI GEÇEN HERKESE TESEKKÜRLER.

334. Yorum
->Yazan :
azra
->Yorumu: çook yarali oldu sinavdan 100 aldim.

333. Yorum
->Yazan :
cem
->Yorumu: hocalarin nerdeyse hepsi burdan soruyooo.

332. Yorum
->Yazan :
eren
->Yorumu: öncelikle siteniz çok güzel biz ögrenciler bu sitede istedigimiz gibi yararlaniyoruz ben bu siteyi sinif arkadaslarima da önerdim onlarda bu siteden çok iyi yararlaniyorlar ve çok güzel oldugunu söylüyorlar.sinavlara bu siteden çalisiyoruz bize bu imkanlari verdiginiz için çok tesekkür ederiz.ellerinize ve emeklerinize çok tesekkür ederiz ..

331. Yorum
->Yazan :
QWEQWE
->Yorumu: ÇOK GÜZEL BIR SITE BEN ÇOK BEGENDIM :).

330. Yorum
->Yazan :
aynur
->Yorumu: Çok harika.Ben çok begendim.Süper yapmislar. bu sistemde kolaylikla ödev yapiyorum.

329. Yorum
->Yazan : buse
->Yorumu: çok güzel olmus Allah razi olsun.

328. Yorum
->Yazan :
SARA
->Yorumu: ÇOK GÜZEL BIR SITE BEGENDIM.

327. Yorum
->Yazan :
deniz
->Yorumu: öncelikle siteniz çok güzel biz ögrenciler bu sitede istedigimiz gibi yararlaniyoruz ben bu siteyi sinif arkadaslarima da önerdim onlarda bu siteden çok iyi yararlaniyorlar ve çok güzel oldugunu söylüyorlar.sinavlara bu siteden çalisiyoruz bize bu imkanlari verdiginiz için çok tesekkür ederiz.ellerinize ve emeklerinize çok tesekkür ederiz ..

326. Yorum
->Yazan :
ceren
->Yorumu: site mükemmel site güzelse yazi da güzel.

325. Yorum
->Yazan :
gizemli kisi
->Yorumu: çok iyi deslerimden biraz uzagim beni deslerime yogunlastirmi.

324. Yorum
->Yazan :
jesicca
->Yorumu: süper site .. sinavimda baya yardimci oldu.. bu siteye emegi geçenleri alkisliyorum...

323. Yorum
->Yazan :
Mehmet K.
->Yorumu: Güzel Bir site hazirlamissiniz. Gönlünüze, yüreginize, elinize saglik..

322. Yorum
->Yazan :
aycan
->Yorumu: çok güzelllll bu site için çok tesekkürler.. :) güzel site müthis siirler de tabiiii.

321. Yorum
->Yazan :
türkay
->Yorumu: çokkkkkkkkk güzel bir site.sayenizde ödevimi buldum.baska sitlerde ararim saçma sapan seyler gelir ama bu sitede degil.

320. Yorum
->Yazan :
SEMA
->Yorumu: ÇOK GUZEL BIR SITE TEBRIK EDIYORUM.

319. Yorum
->Yazan :
...
->Yorumu: ncelikle siteniz çok güzel biz ögrenciler bu sitede istedigimiz gibi yararlaniyoruz ben bu siteyi sinif arkadaslarima da önerdim onlarda bu siteden çok iyi yararlaniyorlar ve çok güzel oldugunu söylüyorlar.sinavlara bu siteden çalisiyoruz bize bu imkanlari verdiginiz için çok tesekkür ederiz.ellerinize ve emeklerinize çok tesekkür ederiz ..

318. Yorum
->Yazan :
hannah montana
->Yorumu: çok güzel bilgileriniz var ben çogu seyimi açip size soruyorum ve çok açiklayici cevaplariniz var çok begeniyorum!!!....

317. Yorum
->Yazan :
metin
->Yorumu: site süper olmus hersey var yapanin eline saglik cok teskurler.

316. Yorum
->Yazan :
FURKAN
->Yorumu: Albert Einstein (14 Mart 1879 - 18 Nisan 1955), Yahudi asilli Alman teorik fizikçi.
Almanya'nin Ulm kentinde dünyaya gelen Einstein, yasaminin ilk yillarini Münih'te geçirdi. Lise egitimini ve yüksek egitimini Isviçre'de tamamladi fakat bir üniversitede is bulmada yasadigi zorluklar nedeniyle bir patent ofisinde müfettis olarak çalismaya basladi. 1905 yili Einstein için bir mucize yil oldu ve o dönemde kuramlari hemen benimsenmemis olsa da ileride fizikte devrim yaratacak olan dört makale yayinladi. 1914 yilinda Max Planck'in kisisel ricasi ile Almanya'ya geri döndü. 1921 yilinda fotoelektrik etki üzerine çalismalari nedeniyle Nobel Fizik Ödülü'ne layik görüldü. Nazi Partisi'nin iktidara yükselisi nedeniyle 1933'te Almanya'yi terk etti ve Amerika Birlesik Devletleri'ne yerlesti. Ömrünün geri kalanini geçirdigi Princeton'da hayatini kaybetmistir.
Albert Einstein, özel görelilik ve genel görelilik kuramlari ile iki yüzyildir Newton mekaniginin hakim oldugu uzay anlayisinda bir devrim yaratmistir. Sadece matematik hesaplamalar ve denklemler ile olusturdugu kuramlari sonradan deneysel olarak defalarca dogrulanmistir. E = mc2 denklemi ile formüle ettigi kütle-enerji esdegerligi yildizlarin nasil enerji olusturduguna açiklama getirmis ve nükleer teknolojinin önünü açmistir. Fotoelektrik etki ve Brown hareketine getirdigi matematiksel açiklamalar, modern fizige diger katkilari arasindadir. Ömrünün büyük bir kismini bütün kuramlari birlestiren bir birlesik alan kurami yaratmaya çalisarak geçirmis ama bu çabalari sonuçsuz kalmistir. Einstein kuantum mekaniginin bazi sonuçlarina, özellikle belirsizlik ilkesine oldukça süpheci yaklasmis fakat bu yaklasimlar ileride genis kabul görmüstür.
Einstein Nazilerin nükleer bomba gelistirmesi endisesiyle ABD baskani Roosevelt'e bir mektup göndermis, ABD'nin nükleer çalismalara baslamasini tavsiye etmistir. Holokost sonrasi Yahudilerin kendi ülkelerine sahip olmasi gerektigi fikrini savunmus, Israil'in kurulusuna destek vermistir. Çesitli söylesilerinde Yahudilik dinine ve diger kutsal kitaplara inanmadigini belirtmis, sosyalizme sempati duyan bir makale yayinlamistir. Bertrand Russell ile birlikte nükleer silahlara karsi bir manifesto da yayinlamistir.
Einstein hayati boyunca 300'den fazla bilimsel makale yayinlamistir, ayrica 150'den fazla bilim disi çalismalari da olmustur. Basarilari ve eserleri nedeniyle Einstein sözcügü, "dahi" ile esanlamli kullanilmaya baslanmistir.

Albert Einstein 14 Mart 1879'da Almanya'nin Ulm kasabasinda dünyaya geldi.[2] 1880 yazinda ailesi Münih'e tasindi.[2] Münih'te babasi Hermann Einstein ve amcasi Jakob bir elektrik sirketi kurdular. Annesi Pauline Einstein yetenekli bir piyanistti.[3] Albert iki buçuk yasindayken kiz kardesi Maja dünyaya geldi. Okula baslamadan önce konusma zorluklari yasiyordu, annesi ve babasi kaygilanarak onu doktora götürmüslerdi.[4]
Dört bes yaslarinda hasta bir sekilde yataktayken babasi neselendirmek için manyetik bir pusula vermisti. Pusula ibresinin hareketini o yasta oldukça gizemli bulmustu ve kendisinde büyük bir merak uyandirmisti.[5]
Hermann ve Pauline Einstein Yahudi kökenli bir çiftti fakat dindar degillerdi. [3] Dini vecibelerden daha çok çocuklarinin egitimini düsünüyorlardi. Einstein bes yasina geldiginde onu evlerinin yakinlarinda daha iyi egitim verdigini düsündükleri bir Katolik Hristiyan ilkokuluna yazdirdilar.[6] Einstein okula basladiktan sonra okuldaki siki disiplinden ve ezberci anlayistan rahatsiz olmaya baslamisti.[7] Ama okul ile hosnutsuzluguna ragmen yüksek notlar aliyordu. Birinci sinifi atlamisti ve çogu dönemde sinifinda birinci olmustu.
Einstein'in annesi Pauline çocuklarinin erken yasta müzik ile tanismalarini istiyordu. Pauline Albert'i keman derslerine, kiz kardesi Maja'yi ise piyano derslerine göndermisti. Albert keman derslerine alti yasinda basladi ve on dört yasina kadar devam etti.[8] Mozart'in sonatlarini çok begendi ve onlari çalabilmek için teknigini gelistirmek istedi. Sonunda iyi bir amatör kemanci olmustu ve Mozart, Beethoven sonatlari çalmaktan hoslaniyordu.[9]
Albert dokuz buçuk yasindayken Katolik ilkokulundan ayrildi ve Luitpold Gymnasium'da egitim görmeye basladi. [10] Gymnasium Antik Yunanca ve Latince'ye büyük önem veriyordu. [7] Müfredatta ayrica modern diller, cografya, edebiyat ve matematik de bulunuyordu. Einstein Latince ve matematikteki keskin mantigi seviyor ve bu derslerde en yüksek notlari aliyordu. Gymnasium ilkokuldan çok daha siki bir disipline sahipti.[4] Einstein burada otoriter ögretmenler ile sürekli çatisiyordu ve ögretmenleri Einstein'in bagimsiz, isyankar kisiliginden hiç hoslanmiyordu.[4]


Einstein on üç yasinda, 1893
Einstein'in ailesi, eski bir Yahudi gelenegi olarak yoksul bir ögrenciyi evlerinde yemege davet ediyordu.[11] Max Talmud isminde yoksul bir Yahudi üniversite ögrencisi her hafta bir aksam yemegine katiliyordu.[4] Talmud'un ziyaretleri Einstein on yasindayken baslamisti ve bes yil boyunca sürmüstü. Einstein kendisinden büyük bir üniversite ögrencisi ile konusmaktan hoslaniyordu ve Talmud kisa sürede Einstein'in siradan bir çocuk olmadigini fark etmisti. Birlikte bilim, matematik ve felsefe konusuyorlardi.[4] Einstein on üç yasindayken, Talmud Immanuel Kant'in "Saf Aklin Elestirisi" kitabini getirdi. Einsten o yasta kitabi anlamakta hiç zorlanmamis ve okulunda sürekli Kant hakkinda konusmaya baslamisti.[4]
Talmud Einstein'a sürekli çesitli popüler bilim kitaplari getiriyordu ve Einstein hepsini büyük bir heves ile inceliyordu.[4] Bir keresinde Talmud, Öklid'in Elemanlar kitabini getirdi.[4] Einstein kitaptaki problemler üzerinde çalismaya basladi. Yaz bitmeden önce Einstein sadece bütün problemleri çözmek ile kalmamis, ayrica teoremlere alternatif ispatlar da bulmustu.
Einstein on bir yasindayken Yahudi gelenegi olarak evde din dersleri almaya baslamisti.[8] Einstein bu dönemde büyük bir dini sevk duymaya basladi ve bütün dini vecibeleri yerine getirerek dindar olmayan ailesine örnek olmak istiyordu. Sabat günü dinleniyordu, sadece Yahudiler için helal olan gidalari yiyordu, kendi basina dini sarkilar yazmisti.[11] Ama Einstein'in dini sevki uzun sürmedi. Bir yil içerisinde okudugu bilim kitaplarinin kutsal kitaplar ile çelistigini gördü. Sonrasinda her çesit otoriteden kusku duymaya basladi ve süpheci bir tavir gelistirdi.[11]
1891 yazinda Mühendis amcasi Jakob kendisine bir cebir kitabi getirmisti. Einstein o yaz cebir kitabini çalismaya karar verdi ve amcasindan çözmek için problemler istedi. Einstein en zor ve karmasik problemleri bile çözebiliyordu. O yaz, Einstein Pisagor teoreminin tekrar bir ispatini yapti. Cebir ve geometriden sonra Einstein kalkülüse yöneldi. On alti yasina geldiginde kendi basina diferansiyel ve integral hesaplamalari ile analitik geometriyi ögrenmisti.[4]
1894'te Einstein'in babasi ve amcasinin sirketi 14 yilin ardindan iflas etti. Iki aile birlikte Italya'ya gitmek ve sanslarini orada denemek istediler.[2] Ailesi Albert'in Münih'te kalip okulunu Gymnasium'da bitirmesine karar verdi. Bu sirada Einstein on bes yasindaydi ve liseyi bitirmesine daha üç yil vardi. Münih'te tek basina alti ay geçirdikten sonra Einstein bunalima girdi ve gerginlesmeye basladi. Aile doktorunu ikna ederek sinir sorunlari nedeniyle kendisinin ailesinin yaninda bulunmasi gerektigini belirten bir rapor aldi. Einstein ailesine haber vermeden Gymnasium'dan ayrildi ve Italya'daki ailesinin yanina geldi.[12]
Isviçre'deki egitimi [degistir]
Einstein Italya'ya geldiginde teknik olarak bir lise terk olsa da, egitimini yarida birakma niyeti yoktu. Ailesine Zürih, Isviçre'deki Federal Politeknik Okulu'na girmek için tek basina ders çalisacagina söz verdi. Politeknik kabul için bir lise diplomasi istemiyordu. Einstein'in tek yapmasi gereken kabul sinavlarini geçmekti. Einstein için Italya'da yasam oldukça rahatti. Ders çalismayi Italya'yi gezmek ile birlestirdi, pek çok müze ve sanat galerisi gezdi.
Einstein Almanya'nin militarizminden ve siki disiplininden hiç hoslanmiyordu, zorunlu askerlik yapmak da istemiyordu. Babasina Almanya vatandasligindan çikmak istedigini ve Isviçre vatandasi olmak istedigini söyledi. Babasi biraz tereddüt ile onayladi ve gerekli kagitlari imzaladi. 28 Ocak 1896'da Einstein kendisini Almanya vatandasligindan çikaran resmi kagitlari aldi ama 1901 yilina kadar Isviçre vatandasligini almadi. Bes yil boyunca Einstein vatansizdi.[13]
Einstein 1895 Ekiminde Zürih'e gitti ve Politeknik'te kabul sinavina girdi. Sinava girmek için on sekiz yas üstü olmak gerekiyordu ve on alti yasinda girebilmesi için özel bir izin almisti.[14] Einstein babasinin tavsiyesine uyarak mühendislik bölümüne basvurdu. Kabul sinavinda matematik ve fizikte çok üstün dereceler aldi ama diger bölümlerde basarisiz olmustu.[14] Politeknik'in yöneticisi Einstein'in potansiyelini görmüstü ve onun bir Isviçre lisesinde diploma alip tekrar basvurmasini tavsiye etti. Einstein'in ailesi Politeknik'in önerisini kabul ederek Einstein'i Isviçre'nin Aarau bölgesinde bir liseye gönderdiler.[2] Bu yillar belki de Einstein'in gençliginin en güzel yillariydi. Zürih'ten 30 km uzakliktaki bir köyde bulunan lise Einstein için idealdi. Saygi duyulan, açik fikirli bir ögretmen olan Jost Winteler tarafindan yönetiliyordu.[4] Okulda rahat bir ortam vardi ve ögrencilerin bagimsiz düsünmesi tesvik ediliyordu. Bu yaklasim Einstein'in kisiligine uyuyordu. 1896'da Aarau okulunda yüksek notlar ile final sinavlarini geçti.[4]
Einstein mezun oldu ve gerekli yastan alti ay küçük olmasina ragmen Politeknik'e kabul edildi.[2] Einstein ile birlikte yaklasik bin yeni ögrenci o sene Politeknik'te egitime baslamisti. Çogu ögrenci mühendislik okularina katilmisti ama Einstein fizigi tercih etti. Fizik departmani büyük ve modern bir binadaydi ve çok iyi ekipmana sahipti. Fakülte dünya standartlarindaydi. Adolf Hurwitz ve Hermann Minkowski gibi ünlü matematikçiler, Einstein'in profesörleri arasindaydi.[15] Einstein'in o dönemdeki yasami tipik bir Avrupali üniversite ögrencisi hayatiydi. Kafeler ve barlarda uzun saatler harciyordu. Kahve içerek arkadaslari ile bilim ve felsefe tartisiyordu. Hangi derslere odaklanmasi gerektigi konusunda seçiciydi. Eger konuyu ya da profesörü begenmiyorsa o derslere girmiyordu.[14] Politeknik'te ögrenciler dört sene boyunca sadece iki dönem sonunda sinavlara giriyordu. Bunlar disinda not kaygisi ya da yoklama kaygilari yoktu. Eintein aldigi dersler ile hiçbir alakasi olmayan, sadece ilgi duydugu kitaplari çalisiyordu. Politeknik'te profesörlerin her biri arastirmaciydi ve ders kitaplari yerine kendi arastirmalarini izliyorlardi. Ders notu hiç tutmayan Einstein, hayat boyu arkadasi kalacak olan Marcel Grossman'in titizlik ile tuttugu ders notlari ile sinavlari basarili ile geçebilmisti.[16]


Einstein ve esi Mileva Maric, 1900
Einstein Politeknik'te ileride esi olacak olan Sirp kökenli Mileva Maric ile tanisti. 1896'da bir dönem eczacilik okuduktan sonra fizik bölümüne geçmisti. Einstein'in ilk senesinde sinif arkadasiydilar ve bu dönemde ikisi arasinda romantik bir iliski baslamisti. Üniversitedeki son senelerinde evlenmeye karar verdiler. Einstein ve Mileva çogu zaman birlikte fizik çalisiyorlardi, kitaplar inceliyor ve tartisiyorlardi.[17] Mileva Maric'in Einstein'in ilerideki makalelerine katkilari oldugu iddia edilmis olsa da bu iddialara yönelik kanit bulunamamistir.[18]
Üçüncü senesinde Einstein profesör Heinrich Weber'in elektroteknik laboratuari dersini aldi. Derste sadece zorunlu deneyleri degil, kendi tasarladigi deneyleri de yapiyordu. Sadece laboratuarda kendi çalismalarini yapmak için baska bazi derslere girmedigi oluyordu. Einstein Weber'in fizige giris derslerini begeniyordu ama daha ileri fizik konularindaki derslerini yetersiz bulmustu. Weber Maxwell'in elektromanyetik kurami hakkinda hiç konusmuyordu.[4] Einstein bu dönemde saygisiz ve ukela olmaya baslamisti. Einstein bu tavrinin cezasini mezuniyet sonrasi çekecekti. Weber Einstein'in üniversitede akademik bir pozisyona yerlesmesine engel olmustu. Weber'in elektrik ve manyetizm derslerinden hayalkirikligina ugrayan Einstein, bu konulari kendi basina çalismaya karar verdi. Elektromanyetizm konusunda pek çok kitap edindi ve bunlari kendi basina çalisti. Bu dönemde Einstein ayrica o dönemde oldukça yaygin olan esir fikri hakkinda süpheci bir sekilde düsünüyordu.
1900 yiinda Einstein üniversiteden fizik diplomasi ile mezun oldu. Üniversitede bir asistanlik pozisyonu bulmak istiyordu, böylece doktorasi için arastirma yapabilecekti. Fakat üniversite yillarinda pek çok profesörünü isyankar tavirlari ile kizdirmisti.[16] Profesörleri ayrica Einstein'in derslere girmemis olmasindan, kendi istedigi konulari çalismasindan hoslanmamisti. Profesörler tavsiye mektuplarini yazdiktan sonra Einstein Politeknik'te bir pozisyon bulamadi. Baska üniversitelerde, kendi arastirma makalelerini gönderek pozisyonlar aradi ama hiç olumlu cevap alamadi. 18 ay boyunca bir sürü denemeden sonra üniversite pozisyonlari aramayi birakti ve Marcel Grossman'in yardimi ile Bern, Isviçre'de bir patent ofisinde is buldu.[16]
Bern Patent ofisi [degistir]


Soldan saga: Conrad Habicht, Maurice Solovine ve Einstein birlikte Olympia Academy grubunu kurdular
Mezun olduktan sonra Einstein iki yilini sikintili bir sekilde bir ögretmenlik isi bulmak için harcadi. Eski bir sinif arkadasinin babasi kendisine Bern'de bir patent ofisi'nde, asistan müfettis olarak is buldu.[19] Elektromanyetik cihazlar için patent basvurularini inceledi.
Patent ofisinde isinin büyük kismi elektrik sinyallerinin aktarimi ve elektriksel-mekanik zaman esgüdümü ile ilgili sorular hakkindaydi. Iki teknik soru hakkinda yaptigi düsünce deneyleri, Einstein'in isigin dogasi ile zaman uzay ve zamanin iliskisi hakkinda radikal sonuçlara varmasini saglamistir.
Bern'de tanistigi bir kaç arkadasi ile, ismini mizahi bir sekilde "The Olympia Academy" koyduklari küçük bir tartisma grubu olusturmus, bilim ve felsefe hakkinda tartismak için düzenli olarak bulusuyorlardi.[20] Okuduklari arasinda Henri Poincare, Ernst Mach ve David Hume vardi, bu isimler kendisinin bilimsel ve filozofik bakis açisini oldukça etkilemislerdir.[20]
1909'da patent ofisindeki isinden ayrilmis ve Zürih Üniversitesi'nde kuramsal fizik profesörü olmustur.
Annus Mirabillis [degistir]
1905, Einstein'in hayatinin en verimli yili olmustur ve bu yila "annus mirabillis" (Latince mucizevi yil) denmektedir. Bir yil içerisinde Annalen der Physik dergisinde yayinladigi dört makale, modern fizik anlayisinda devrim yaratmistir. Bu makaleler:

Akademik kariyeri [degistir]
1908'de artik oldukça taninmis, büyük bir bilim adami olarak taniniyordu ve Bern Üniversitesinde ögretmen olarak atanmisti. Sonraki sene patent ofisindeki isinden ve ögretmenlikten ayrildi ve Zürih Üniversitesinde fizik doçentligine basladi. 1911 yilinda Prag'da Karl-Ferdinand Üniversitesinde profesörlük ünvani aldi. 1914 yilinda Almanya'ya döndü, Kaiser Willhelm Fizik Enstitü'sünde yönetici, Berlin Humboldt Üniversitesinde profesör oldu. Bu islerindeki sözlesmelerinde ögretmmenlik görevlerini oldukça azaltan maddeler vardi. Prusya Bilim Akademisinin bir üyesi olmustur. 1916 yilinda Einstein Deutsche Physikalische Gesellschaft (Alman Fizik Dernegi)nin baskani olmustur.(1916-1918)
1911 yilinda, yeni genel görelilik kuramina göre, baska bir yildizin isiginin günes tarafindan kirilacagini hesaplamistir. Bu tahmini sonradan Arthur Eddington'un 1919'daki günes tutulmasi gözleminde dogrulanmistir. Bu olayin uluslalararasi basinda haberlesmesi, Einstein'i dünyaca ünlü yapmistir.
1921 yilinda Einstein Nobel Fizik Ödülü'ne layik görülmüstür. O dönemde görelilik hala tartismali görüldügü için, ödül fotoelektrik etkisini açiklamasi nedeniyle verilmistir. 1925 yilinda da Royal Society tarafindan Copley Medal almistir.
Amerikan vatandasligi ve Princeton [degistir]
Nisan 1933'te Amerikan üniversitelerini ziyaret ederken, Alman hükümetinin Yahudileri üniversitelerde ögretmenlik dahil bütün resmi konumlardan men ettigini ögrendi. Bir ay sonra Naziler kitap yakma kampanyalarina basladi ve Einstein'in eserleri de yakilanlar arasindaydi. Einstein bu gezisinde Almanya'ya bir daha geri dönmeyecegini söyledi.
Mart 1933'te Avrupa'ya döndügünde bir kaç ay Belçika'da kaldi, sonrasinda geçiçi olarak Ingiltere'ye geçti. Ayni yil ABD'ye göç etmeye karar verdi. Princeton, New Jersey'de, Institute for Advanced Study'de görev aldi ve 1955'te ölümüne kadar burada kaldi. Burada kendisi bir birlesik alan kurami gelistirmeye ve kuantum fiziginin kabul edilmis yorumlarini çürütmeye çalisti. Bu iki girisimi de basarisiz oldu.
Manhattan Projesi [degistir]


Einstein Amerikan vatandasligini kabul ederken, 1940
1939 yilinda, fizikçi Leo Szilard dahil bir grup Macar bilim adami Nazilerin atom bombasi arastirmalari konusunda Washington'u uyardi. Grupun uyarisi ciddiye alinmadi. 1939 yazinda, Avrupa'da Ikinci Dünya Savasi baslamadan bir kaç ay önce, Einstein prestijini kullanarak Leo Szilard ile birlikte, baskan Roosevelt'e, Nazi Almanya'sinin atom bombasi tehlikesine karsi uyari mektubu gönderdi. Ayni mektupta Amerikan hükümetinin uranyum arastirmalari ve zincir reaksiyonlari ile ilgili arastirma yapmasi tavsiye ediliyordu. Einstein ve diger mülteci arkadaslari "Alman bilim adamlarinin atom bombasi yarisini kazanabilecegi ve Hitlerin bu silahi kullanmak için oldukça istekli olacagi" konusunda uyariyordu.


Albert Einstein, 1947
Mektubun ABD hükümetinin savas öncesi nükleer silahlar hakkinda yogun arastirma yapmasinin önemli bir tetikleyicisi oldugu düsünülmektedir. Baskan Roosevelt, Hitlerin önce atom bombasina sahip olmasi riskini üstlenemezdi. Einstein'in mektubu ve bulusmalari sonucu ABD bombayi gelistirme yarisina girdi. Savas sirasinda ABD bombayi gelistirebilen tek ülke oldu.
1954 yilinda, ölümünden bir yil önce, bu konuda arkadasi Linus Pauling'e sunlari söylemistir. "Hayatimda tek bir büyük hata yaptim. Baskan Roosevelt'e atom bombasi tavsiyesini yapmak. Ama yine de bir nedeni vardi. Almanlarin daha önce yapmasi tehlikesi".
Ölümü [degistir]
18 Nisan 1955'te, Albert Einstein iç kanama geçirdi. Israil'in kurulusunun yedinci yil dönümü nedeniyle bir televizyon konusmasinin taslagini hazirliyordu ama bitiremeden hayatini kaybetti. Einstein ameliyati su sözlerle reddetti, "Istedigim zaman gitmek istiyorum. Hayati yapay bir sekilde uzatmak tatsiz. Ben payimi kullandim, simdi gitme zamani ve bunu zarif bir sekilde yapmak istiyorum". 76 yasinda, Princeton Hastanesi'nde yasamini kaybetti.
Einstein'in kalintilari yakildi ve külleri bilinmeyen bir yere serpildi. Otopsisi sirasinda Princeton Hastanesi patolojisti Thomas Stoltz Harvey, Einstein'in beynini korumak için ailesinden izinsiz bir sekilde çikardi. Ileride nörolojinin Einstein'in neden bu kadar zeki oldugunu bulacagina inaniyordu.
Bilimsel çalismalari [degistir]

Bu maddenin veya maddenin bir bölümünün gelisebilmesi için konuda uzman kisilere gereksinim duyulmaktadir.
Ayrintilar için maddenin tartisma sayfasina lütfen bakiniz.
Konu hakkinda uzman birini bulmaya yardimci olarak ya da maddeye gerekli bilgileri ekleyerek Vikipedi'ye katkida bulunabilirsiniz.
Özel görelilik kurami [degistir]
Ana madde: Özel görelilik kurami
19. yüzyilin sonlarinda Michelson-Morley deneyi, ses ve baska dalga olaylarinin tersine, isik hizinin referans sistemine göreceli olmadigini göstermisti.[19] O dönemde sesin hava araciligiyla yayildigi gibi isigin da esir denen gizemli bir ortamda yayildigi düsünülüyordu.[19]
Einstein isik hizinin sabit oldugunu ve isigin yayilmasi için esir ortaminin gerek olmadigini ve mekan zaman ve hareketin izafi olaylar oldugunu düsündü.[21] Çalismalarinin sonucuna varirken iki ilkeyi varsaydi: görelilik ilkesi sabit hizla hareket eden bütün gözlemciler için geçerlidir ve isigin hizi bütün gözlemciler için c'dir.[22] Einstein'in kurami ile sabit hizla hareket eden iki gözlemcinin matematik hesap ile ayni olayin gözlemcilere göre yer ve zamani belirlenebiliyor.[22] Bu kuram, Newton'un her yerde ayni isleyen, herkes için ayni "mutlak zaman" fikrini yikiyordu.[22] E=mc² fikri bu kuramdan çikmistir.
Genel görelilik kurami [degistir]
Ana madde: Genel görelilik kurami
Özel görelilik kurami düzgün, dogrusal ve ivmesiz hareket eden sistemlerle sinirliydi.[23] Genel görelilik kurami ise birbirine göre ivmeli hareket eden sistemleri de kapsiyordu. Birinci kuram, kapsami daha genis olan ikinci kuramin özel bir hali sayilabilir.[23]
Genel görelilik, gravitasyon kavramina yeni bir bakis açisi getirdi.[23] Klasik mekanikte gravitasyon, kütlesel nesneler arasinda çekim gücü olarak algilaniyordu.[23] Örnegin dünyayi yörüngede tutan, kütlesi daha büyük Günes'in çekim gücüydü.[23] Genel görelilik kuramina göre ise gezegenleri yörüngelerinde tutan, yörüngenin yer aldigi uzay kesiminin Günes'in kütlesel etkisinde kavisli bir yapi olusturmasidir.[23] Genel kuram ayrica gravitasyon ile eylemsizlik ilkesini "gravitasyon alani" adi altinda birlestirdi.[23]
Kütle-enerji esitligi [degistir]
Ana madde: Kütle-enerji esitligi


Walk of Ideas, Almanya
Albert Einstein,enerjinin isik hizinin karesiyle maddenin kütlesinin çarpimina esit oldugunu bularak kendisine kadar süregelen bir yargiyi yikarak bilim dünyasinda yeni bir çigir açmistir. Ondan öncesinde kütle ile enerji arasinda bir baglanti kurulmamistir ve ayri olgular olduklari varsayilmistir. 19.yüzyilda kimyagerlerin hassas aygitlari olmadigi için kimsenin dönüsüm sonrasi kütle kaybindan haberleri yoktu. Basit tepkimeler sonrasi olusan kütle kaybi fark edilememisti. Einstein ise bütün bilinenleri yikarak çagdas bilimin temel taslarini atmistir. Ona göre her sey enerjidir, yani maddeler de çok yogun enerjilerdir. Kimyasal reaksiyonlar sonrasi küçük de olsa kütlenin bir kismi enerjiye dönüsmektedir. Bu durumu açiklamak için esitligin az farkli formülasyonu E=mc² ilk defa Albert Einstein tarafindan 1905'de ünlü makalelerinde yayimlanmistir. Ayni yil önermis oldugu özel görelilik kuraminin bir sonucu olarak türetmistir.
Fotoelektrik etki [degistir]
Ana maddeler: Foton ve Fotoelektrik etki
Einstein öncesi isik kimi bilim adamlari tarafindan tanecikler akimi, kimileri tarafindan da dalga devinimi olarak nitelendirilmisti.[19] 19. yüzyilin baslarinda Young'la baslayan, Fresnel ve daha sonra Faraday ve Maxwell'in çalismalariyla pekisen deneyler dalga kuramina belirgin bir üstünlük saglamisti.[19] Einstein'in fotoelektrik çalismasi, bu gelismeyi tersine çevirmis, hem de Planck'in 1900'de ortaya sürdügü kuantum teorisini de çarpici bir biçimde dogrulamistir.[19]
Üzerine isik düsen bazi maddeler elektron saliyorlardi. Parlak isiklar daha fazla elektron saliyor fakat enerjileri artmiyordu. Sari ve kirmizi isiklar pek az elektron saliyorlardi. Klasik fizik bu durumu dalga kurami ile açiklayamiyordu. Einstein bu soruna Planck kuramini uyguladi. Sonradan foton adi verilen belirli enerjili bir kuanta, maddenin atomu tarafindan sogrulmakta, böylece belirli enerjide bir elektron atomdan alinmaktadir.
Einstein bu çalismasi nedeniyle 1921 yilinda Fizik Nobel Ödülünü kazanmistir.
Brown hareketi ve istatistiksel fizik [degistir]
Ana maddeler: Brown hareketi ve Istatistiksel fizik
1850'lerde Ingiliz botanikçisi Robert Brown, mikroskoplarla polenleri incelerken, taneciklerin su içinde rastgele siçramalarla devinim içinde oldugunu gözlemledi; fakat bu gözlem 1905'e dek açiklamasiz kaldi.[19] Molekül kavrami yeni degildi; ancak en güçlü mikroskop altinda bile görülemeyecek kadar küçük olan molekküllerin varligi, ilk kez bu açiklamayla kanitlanmis oldu.[19]
Brown'a göre asiltinin içinde bulundugu su, Maxwell ve Boltzman kinetik kurami çerçevesinde hareket eden moleküllerden olusuyorsa asilti parçaciklar dözlendigi gibi titresirler.[6] Su içindeki bütün cisimler her yönden ve sürekli olarak moleküllerle itilirler.[6]
Einstein hareket ile molekül büyüklügü arasindaki matematik iliskiyi saptamis ve böylece molekül ve atomlarin büyüklügünü hesaplamak mümkün olmustu.[6] Bu açiklamadan üç yil sonra Perrin, Brow hareketi üzerinde deneyler yaparak Einstein'in hesaplarini dogruladi.[6]

Bose-Einstein istatistigi [degistir]
Ana madde: Bose-Einstein yogunlasmasi
Einstein ve Hintli fizikçi Nath Bose, 1925'te yogun bir gaz kütlesinin mutlak sifir sicakligina düsürüldügünde, atomlar kendi özelliklerini kaybedecek, bir bütün halinde dev bir tek atoma dönüsecekleri sonucuna vardilar.[24] Bose'un fotonlar için kullandigi metotlari ayirt edilemez parçaciklar için genellestiren Einstein, yaptigi çalismalarda etkilesmeyen parçaciklardan olusan bozon gazinin tek bir kuantum durumuna yogusabilecegini göstermistir.[25]


Einstein ve Niels Bohr, 1925
Kuantum fizigi ve belirsizlik ilkesi [degistir]
Ana madde: Kuantum mekanigi
1930 yilinda belirlenemezlik ilkesinin zaman ve enerjinin ayni anda ve dogru olarak saptanamayacagi anlamina geldigini fakat bunun bir deney ile geçersizliginin gösterilebilecegini açikliyordu. Bunu dinleyen Borh, uykusuz bir geceden sonra Einstein'in düsünüsündeki hatalari bularak "belirlenemezlik ilkesinin" yaygin olarak kabulünü sagliyordu.
Niels Bohr ile tartismalari [degistir]
Fotoelektrik olayini açiklayan Einstein kuantum kuraminin gelisimine büyük katkida bulunmustu ama kuramin gelistigi yönden hiç memnun degildi. Heisenberg'in belirlenemezlik ilkesini kabul etmiyor, tanri zar atmaz diyordu. Niels Bohr da kuantum kuraminin gelismesinde önemli rol oynamis fizikçilerden birisiydi ve Einstein'in bu fikirlerine katilmiyordu. Einstein ve Bohr arasinda birbirine saygili bir biçimde, dostça bir tartisma sürdü. Einstein çesitli düsünce deneyleri ile kuantum kuraminin belirlenmezlik ilkesini çürütmeye çalisiyordu fakat Bohr bu elestirilere tutarli cevaplar vererek Einstein'i ve dünyayi ikna ediyordu.[26] Einstein sonradan belirsizlik ilkesini çürütmeye çalismaktan vazgeçmis ve kuantum mekaniginin fiziksel gerçekligi anlatmakta yetersizligi fikrini savunmaya baslamistir.[26]
1927 yilinda Solvay Konferansinda Einstein ile Bohr arasinda geçen o sicak tartismalarin özünde temel kuram ve yasalar bulma saplantisi, yani son bilgi saplantisi yatiyordu. Bu çaba mutlak olani bulma çabasiydi.[27]
Kozmoloji [degistir]
Einstein evrenin sabit oldugunu düsünüyordu ve parametreler arasindaki çeliskiyi çözmek için kuramina kozmolojik sabit eklemisti.[28] Einstein sonradan belirsizlik ilkesini çürütmeye çalismaktan vazgeçmis ve kuantum mekaniginin fiziksel gerçekligi anlatmakta yetersizligi fikrini savunmaya baslamistir.[26] Sonrasinda evrenin sürekli genisledigi anlasilinca Einstein bu sabiti "en büyük hatam" olarak nitelemis ve denklemlerinden çikarmistir.
Birlesik alan kurami [degistir]
Einstein, Princeton'da fizik çalismalarini sürdürürken, genel göreliligi elektromanyetik kuramina baglayan bir birlesik alan kurami üzeride çalismis ama basarili olamamistir.
Görüsleri [degistir]

Politik görüsleri [degistir]
Einstein Almanya'da dogmus bir Yahudi vatandasi olarak Nazilerin yükselisi, iktidari ve Holokost döneminde yasamisti. Bu nedenle ABD'ye göç etmis ve büyük bir Nazi karsiti görüs gelistirmistir. ABD baskanina mektup yazarak ABD'nin Almanya'dan önce nükleer silah gelistirmesi gerektigi tavsiyesinde bulunmustur. Yahudilerin kendi ülkelerine sahip olmasi gerektigine inanmis ve Israil'in kurulusunu desteklemistir.[29] Ama bu devletin sinirlari ve bir ordusu olmasina karsi çikmis ve Araplar ile birlikte iki uluslu bir ülke olmasi gerektigini savunmustur.[29]
Einstein sosyalizm hakkinda övgü dolu sözler söylemis ve bütün dünyanin tek bir hükümet altinda toplanmasi fikrini ifade etmistir. Soguk Savas'in baslamasi ile ABD'deki anti-komünist politikalarini ifade özgürlügünü kisitlayacak derecede olmalari nedeniyle elestirmistir. Kendisi ayrica Bertrand Russell ile birlikte bir anti-nükleer manifesto yayinlamistir.
Niçin Sosyalizm yazisinda kapitalizmi su sekilde elestirmis ve sosyalizmi savunmustur.
" Bana kalirsa kapitalizmin en büyük kötülügü bireylerin sakatlanmasidir. Tüm egitim sistemimiz bu beladan muzdariptir. Gelecekteki kariyerine hazirlanmak için açgözlü bir biçimde basariya tapmak üzere egitilmis ögrenciye abartili bir rekabetçi yaklasim asilanir. Ben bu korkunç beladan kurtulmanin tek yolu olduguna eminim. Bu yol, toplumsal hedefler dogrultusunda yönlendirilmis bir egitim sisteminin eslik ettigi sosyalist ekonominin insasidir. Böyle bir ekonomide toplumun kendisi üretim araçlarinin sahibidir ve üretim araçlari planli bir tarzda kullanilir. Üretimi toplumun gereksinimlerine uyduran planli bir ekonomi isi çalisabilir durumda olanlara dagitir ve erkek, kadin, çocuk herkesin geçimini garanti eder. Bireyin egitimi, dogustan sahip oldugu yeteneklerin gelistirilmesinin yaninda, günümüz toplumundaki güç ve basarinin yüceltilmesi yerine, bireyin içinde çevresindekilere karsi sorumluluk hissi gelistirmeyi hedefler.[30] "
Dini görüsleri [degistir]
Einstein çesitli röportajlarinda ve mektuplarinda Musevilige inanmadigini ve bütün dinleri çocukça batil inançlar olarak gördügünü söylemistir. Kendisi dinlerin çocukça ve batil inançlardan olusan bos inançlar oldugunu belirtmistir. Fakat kendisini bir ateist ya da panteist olarak tanimlamayip, bir yaratici tanrinin varligina karsi çikmamis ve daha çok deist görüsler belirtmistir. Kati bir determinizme inanan Einstein, evrenin yasalarini anlamayi bir tür dini duyguya benzetmistir.
50. yas gününde, George Sylvester Viereck'e verdigi bir röportajda tanri ve din ile ilgili fikirlerini su sekilde özetlemistir:[31]
" Ben bir ateist degilim. Kendime bir panteist diyebilecegimi düsünmüyorum. Ilgili soru bizim kisitli akillarimiz için çok genis. Biz, pek çok degisik dilde kitapla doldurulmus bir kütüphaneye giren küçük bir çocugun durumundayiz. Çocuk kütüphanedeki kitaplari birisinin yazmis olmasi gerektigini bilir. Nasil yazildiklarini bilmez. Yazildiklari dilleri anlamaz. Çocuk, kitaplarin siralanmasinda esrarengiz bir düzen oldugundan süphe eder, ama ne oldugunu bilmez. Bu durum, bana göre, en zeki insanin bile tanriya gösterecegi yaklasimdir. Biz, evrenin muhtesem bir sekilde düzenlendigini ve belirli kanunlara uydugunu görmekteyiz, ancak bu kanunlari çok bulanik bir sekilde anlayabilmekteyiz.[31] "


Einstein'in gazetecilere dil çikarmasi
Popüler kültürde Einstein [degistir]

Albert Einstein, pek çok popüler kültür ürünü için konu veya bir ilham kaynagi olmustur.
Einstein'in 72. yas gününde, UPI fotografçisi Arthurr Sasse kendisini kameraya karsi gülümsetmeye çalisiyordu. Einstein o gün defalarca kameralara gülümsedikten sonra bu sefer dilini çikardi. Bu fotograf Einstein'in en ünlü fotograflarindan biri olmustur. 19 Haziran 2009'da orijinal fotograf bir açik arttirmada 74324 dolara satilmis ve Einstein'in en pahali fotografi olmustur.
1999'da, ileri gelen fizikçiler Einstein'i tarihin en büyük fizikçisi seçmislerdir. Einstein kelimesi, dahileri tanimlamak için kullanilan bir kelimeye de dönüsmüstür.
Einstein ayrica kurgu eserlerde çilgin bilimadami tipleri içi de bir model olmustur. Asiri ifadeli surati ve farkli saç modeli çogunlukla taklit edilmis ve abartilmistir. Time dergisiin yazari Frederic Golden'a göre Einstein "bir çizgi romancinin gerçege dönüsmüs hayaliydi".
Eserleri [degistir]

Bu liste tam bir liste degildir ve göreceli olarak önemli eserlerini içermektedir.
Konuyla ilgili diger Wikimedia sayfalari :

Commons'ta Albert Einstein ile ilgili çoklu ortam dosyalari bulunmaktadir.

VikiKaynak'ta Albert Einstein ile ilgili belge kayitlari bulunmaktadir.

Vikisöz'de Albert Einstein ile ilgili özlü sözler bulunmaktadir.Kitaplari [degistir]
Görelilik; Özel ve Genel Kuram: Popüler Bir Yorum, 1920.
Görelilik'in Anlami, 1921.
Tek Atomlu &#272;deal Gazlarin Kuantum Kurami, 1924.
Brown Hareketi Kurami Üzerine Arastirmalar, 1926.
Siyonizm Hakkinda, 1930.
Niçin Savas, 1933.
Gördügüm Kadariyla Dünya, Denemeler, 1934.
Felsefem, 1934.
Fizigin Evrimi, Leopold Infield ile birlikte, 1938.
Otobiyografik Notlar, Denemeler, 1949.
Denemeler, 1950.
Makaleleri [degistir]
Über Einen die Erzeugung und Verwandlung des Lichtes betreffenden heuristischen Gesichtspunkt (Isigin Olusumu ve Dönüsümü Üzerine Bir Görüs), 1905.
Über die von der molekularkinetichen Theorie der Wärme geoforderte Bewegung von ruhenden Flüssigkeiten suspendierten Teilchen (Duragan Bir Sivi &#272;çindeki Asilti Parçaciklarinin Moleküler Kinetik Kurami Çerçevesindeki Hareketleri Üzerine), 1905.
Zur Elektrodynamik bewegter Körper (Hareketli Cisimlerin Elektrodinamigi), 1905.
Ist die Trägheit eines Körpers von seinem Energieinhalt abhängig? (Bir Cismin Eylemsizligi Enerji içerigine Bagli midir?), 1905.
Zur Theorie der Brownischen Bewegung (Brown Hareketi Kurami Üzerine), 1906.
Zur Theorie der Lichterzeugung und Lichtabsorption (Isigin Salinimi ve Sogurumu Kurami Üzerine), 1906.
Plancksche Theorie der Strahlung und die Theorie der Spezifischen Wärme (Isinimin Planck Kurami ve Özgül Isi Kurami), 1907.
Entwurf einer verallegemeinerten Relativitätstheorie und einer Theorie der Gravitation (Bir Kütle Çekimi Kurami ve Genellestirilmis Görelilik Kuramina Bir Gönderme), 1913.
Die Grundlagen der allgemeinen Relativitätstheorie (Genel Görelilik Kurami'nin Temelleri), 1916.
Quantentheorie der Strahlung (Isinimin Kuantum Kurami), 1917
Ayrica bakiniz [degistir]

Isaac Newton
Niels Bohr
Max Planck
Einstein alan denklemleri
Russell-Einstein Manifestosu
Einstein Evreninde Zaman Yolculugu: Zamanda Yolculuk Olasiligi

1879: Almanya'nin Ulm kentinde dogdu. 1894: Aile, Albert'i Münih'te birakarak Italya'ya tasindi. 1895: Isviçre'ye tasindi. 1900: Zurich Polytechnic'ten mezun oldu. Isviçre vatandasligina geçti. 1903: Mileva Malich ile evlendi. 1905: Özel Görecelik Teorisi de dahil olmak üzere, bilim dünyasinda deprem etkisi yapan üç makalesi yayimlandi. 1909: Bern'deki patent bürosundan istifa etti. 1913: Berlin'deki Kiser Wilhelm Enstitüsü'nde Fizik Direktörü oldu. 1916: Genel Görecelik Teorisi ile ilgili yazisi yayimlandi. 1919: Mileva'yla bosanip kuzeni Elsa Löventhal ile evlendi. 1919: Görecelik Teorisi'nin dogrulanmasiyla tüm dünyada tanindi. 1929: Birlesik Alan Teorisi'nin ilk versiyonu yayimlandi. 1933: Nazilerin ölüm tehditlerinden sonra, ABD'ye göç etti. Princeton'daki Ileri Çalisma Enstitüsü'nde sürekli bir görevi kabul etti. 1939: Atomun parçalanmasi haberini alip ABD Cumhurbaskani Roosevelt'i uyardi. 1940: Amerikan vatandasligina geçti. 1946: Nükleer silahlara karsi tutumu yüzünden komünist yandasi olmakla suçlandi. 1950: Mc Carthy tarafindan suçlandi. 1955: 76 yasinda Princeton'da öldü.

Küçük Albert ve pusulasi

Küçük bir çocukken, akranlari konusmaya baslamis, ama Albert daha bir kelime bile telaffuz edememisti. Ailesi çok üzülüyor, anormal olmasindan endise ediyorlardi. Albert konusmaya basladiktan sonra, aile daha da endiselenmeye basladi, çünkü onun beyni diger çocuklar gibi çalismiyordu. Geri zekali gibiydi, beyni yavas ve güçlükle isliyordu. Okula gittiginde ögretmenleri, onun derslerde geri kaldigini bildirdiler. Düsünmek için uzun zamana gereksinimi vardi, yanitlari diger ögrenciler gibi çabuk veremiyordu. Bir gün ögretmeni, sinifta söyle dedi:

- Bak Albert, kalin kafali çocuk! En basit seyleri ögrenebilmek için, seni daha ne kadar bekleyecegiz? Albert, dört yasindayken, belleginden hiç silinmeyecek bir küçük mucizeyle karsilasti. Hasta oldugu için, babasi ona oyalanacagi bir oyuncak getirmisti: Küçük bir gemici pusulasi. Bu pusulayi görünce, küçük çocugun beynini ihtirasli bir merak sarmisti. Saatlerce hareket etmeden, pusulanin gizemli ibresini seyretmisti. Pusulayi hangi yöne çevirirse çevirsin, ibre sasmaz bir biçimde ayni yöne dönüyordu. Bu olayin esrari neydi? Bu küçük çelik parçasi, niçin hep ayni yönü gösteriyordu? Niçin? Bu soruya hiç kimse yanit veremiyordu. Çocugun pusulayla oynadikça daha sinirli ve huzursuz bir hale geldigini görünce, babasinin cani iyice sikildi. Bir keresinde Einstein sunu demisti: 'O günlerden bellegimde kalan, pusula ve sadece pusuladir.'

'Sovyetler'de hayat kadini olmamasi, ne büyük bir insanlik basarisi'

Sovyetler Birligi'ni ziyaret eden kizi Margot, Einstein'a gördüklerinden söz ediyordu: 'Asla inanamayacagin bir sey gördüm Albert. Bunu kimse hayal bile edemezdi. Özel evlerde yerlestirilen hayat kadinlarina, yeteneklerine göre bir meslek ögretiyorlar. Bir süre sonra, zanaatlarini ögrenip, güvenilir bir duruma gelince, onlari normal hayata döndürüyorlar. Bu evlerden birini ziyaret ettik. Orada bulunan kadinlarin hiçbiri hüzünlü ve melankolik degildi. Yüzleri aydinlikti. Anlayabiliyor musun Albert, onlara kendilerine güven duygusunu tekrar kazandirmislardi.'

Bu konusma Einstein'i çok etkiledi ve bir kez daha sordu: 'Rusya'da artik hayat kadini yok mu?' 'Hayir, artik yok.' Margot'un yaniti çok basitti. Einstein tekrar etti: 'Demek yok'. Sonra tatli bir sesle ekledi: 'Ne büyük bir insanlik basarisi. Muhtesem bir sey.' Sohbet bir ara Sovyet Devriminin lideri Lenin'e gelmisti. Einstein sunlari söyledi: 'Sosyal adaleti yerlestirebilmek için, bütün enerjisini ve yasamini vakfeden Lenin'i takdir ediyorum. Onun yöntemlerini pek pratik bulmamakla birlikte, gerçek olan bir sey var: Onun çapindaki insanlar, insanlik bilincinin bekçileridirler.'

Yasaminin son dönemi

Einstein Birlesik Alan teorisi üzerinde çalismaya devam ediyordu. Bozulan sagligina karsin sinirlarini zorluyordu. Sevdigi seylerden teker teker mahrum kalmaya baslamisti. Gençliginde tek yönlü beslenmesinin de etkisiyle kroniklesen mide agrilari yüzünden, çok sevdigi piposundan vazgeçmek zorunda kaldi. Hatta en sonunda, yine çok sevdigi kemanini bile çalamaz oldu. Fakat bunlar çok büyük sorunlar degildi, çünkü bu mahrumiyet, onun son emeline konsantre olabilmesi için daha fazla zamaninin olmasi demekti. 1950'de Einstein, Birlesik Alan Teorisi'nin yeni bir versiyonunu yayimladi. Bu eser, meslek arkadaslari tarafindan sikinti verici bir sessizlikle karsilandi. 71 yasindaydi, ama oldugundan daha yasli görünüyordu. Kendini genellikle bu dünyaya yabanci gibi hissettigini kabul ediyordu, ama yine de derin bir hayal kirikligi yasayacak kadar buraliydi. FBI'in ona karsi hala devam eden mücadelesi ve Birlesik Alan Teorisini açiklamaktaki basarisizligi onu kötü sekilde yipratmisti. Kendini giderek daha yorgun hissediyordu. 1955 yilinin baharinda artik bitkin düsmüstü. 18 Nisan 1955'te (76 yasina geldiginde) Princeton Hastanesi'nde, uykusunda öldü. Yataginin yanibasinda, üzerinde Birlesik Alan Teorisiyle ilgili yarim kalmis hesaplarin bulundugu bir kagit vardi. (Paul Strathern, Einstein ve Görecelik Kurami, Gendas Yayinlari)

Einstein, Nazizm'in geçici oldugunu düsünüyor, ama...

Caputh'a, Albert'i görmeye gelen herkes, kaygili ve belirsiz bir korku ile doluydu. Çogu arkadasimizdi. Profesörler, yazarlar, politikacilar, neler oldugunu gelip anlatiyorlardi. Ailelerinden birisi veya digeri tutuklaniyor ve üzüntüler içinde kalan akrabalar, kayip hakkinda bilgi almak istedikleri zaman, asilamayan bir duvarla karsilasiyorlardi. Bu bedbaht insanlar hakkinda, hiçbir bilgi elde etmek olanagi yoktu. Bütün bu olaylarin sebebi, Hitler'in, her geçen gün artan gücüydü. Fakat Albert, kendini, tamamen semavi arastirmalarinin mekanizmasina kaptirmisti. Bu mekanizmanin çarklar düzeni beynini dolduruyor ve dünya meseleleriyle ugrasmasina meydan vermiyordu. Arkadaslarinin endisesini paylasmakla birlikte, Einstein, bu huzursuzluklarin fazla büyütüldügünü söylüyordu. Yazar, Heinrich Mann'in bir arkadasi, bu durumu su sairane sözlerle özetlemisti: 'Ah, bunlar, bir ulusun kendi iradesi disinda ve sadece geçici bir takim deneyimlerden ibarettir... Bu olaylar kalici bir karakter tasimiyor; onlar, bir çagdan diger bir çaga atlarken, yer yer görülen ve ayni cümlelerin tekrar edildigi bir kitabin sayfalari gibidirler. Telas etmeyiniz. Yakinda hersey bitecek.'

Einstein'in birçok arkadasinin düsüncesi buydu. Fakat ben, sahsen, gittikçe çogalan Nazilerin bu gücünden, derin bir huzursuzluk ve korku duyuyordum. Yahudiler için endiseleniyordum. Çünkü biliyordum ki, antisemitizm, Nazi programinin temelini teskil ediyordu. Albert'e, Berlin'deki Yahudilerin durumunu anlattim. Ona, bir gün önce karsilastigim ve sahidi oldugum bir olayi anlattim. Almanya'nin en etkin ve zengin yayinevinin idarecisi olan bir arkadasimi ziyarete gitmistim. Arkadasim bana; yeni aldigi ve Nazi partisince Yahudi olmayan bütün önemli sanayicilere gönderilen bir sirküler gösterdi. Sirkülerde, isletme müdürlerinin bundan sonra, nasil haraket edecekleri yaziyordu. Paragraflardan birinde, bundan sonra, kurumda, hiçbir Yahudi'nin çalistirilamayacagi yaziliydi. Arkadasima sordum:

- Ne yapmayi düsünüyorsun? - Boyun egmekten baska ne yapabilirim?

Einstein, beni sessizce dinledi. Ne diyebilirdi ki. Konusmak için hangi kelimeleri kullanacakti. Albert, her gün ögleden sonra, ormanda yürüyüse çikiyor ve biz de, sikinti ile onun gelisini gözlüyorduk. Bir gün, dönüsü gecikince Elsa'ya dedim ki:

- Bu çilginlik! Bunun dogru bir hareket olduguna inanmiyorum. Fanatik bazi Naziler, ona kötülük yapabilirler. Döndügü zaman Elsa ona bu tehlikeden bahsetti, fakat o, tebessüm ederek, protesto eder gibi basini salladi. Einstein, her bakimdan iyi bir insan olup, kalbinde korkuya yer yoktu. Korku hissi, ona yabancidir. Adeti oldugu üzere, atmosferin daha emin oldugu Berlin'e dönünceye kadar, yürüyüslerini tek basina yapmaya devam etti.

Fritz Haber'in intihari Albert'in en samimi arkadaslarindan birisi, Berlin'deki Kaiser Wilhelm Enstitüsü'nün direktörü olan, Alman kimyaci, meshur ve talihsiz profesör Haber'di. Almanya'nin parlayan isiklarindan biriydi. Nobel Ödülü almis, zamaninin en büyük kimyacisi. Bütün patlayici endüstrisi, Haber'in bulusu olan, nitrojeni havadan ayirma metodu ile degisiklige ugramisti. Birinci Dünya Savasi siralarinda, Almanya'ya dünya çapindaki gücünü temin eden öldürücü gazlari gelistiren odur. Haber, ayni zamanda, ölümcül gaz dumanlarindan korunmak için, maskelerde kullanilan kimyevi maddelerin de babasidir. Haber de, Nazi hareketinin, yakin bir tehlike teskil etmedigini sananlardan birisiydi. Diger bazi arkadaslarimizla birlikte, baslangiçta Nazi programinin, ideolojik bir vasif tasidigini ve hiçbir sekilde uygulanamayacagini saniyorlardi. Ne var ki, Antisemitizmin Nazi idaresinin programlarindan birisi oldugunu kesfettikten sonra, ayaklarinin altindaki topragin kaydigini hissetti. O zaman, Almanya'da Yahudi olmanin, ne menem birsey oldugunu anladi. Bu tarihten önce, o, önce bir Alman, sonra Yahudiydi. Ve de, Alman olmadan önce de bir bilim insaniydi. Yahudi haraketine karsi pek az bir ilgi duymustu. Onun Yahudi oldugunu pek az kimse biliyordu. 1933'de Yahudilere karsi kampanya baslayinca, Almanya'ya yaptigi hizmetlerden ötürü, yeni hükümetin onu eski mevkiinde birakacagina kesinlikle emindi. Söylendigine göre, dünyanin en namli üniversitelerinden biri olan Kaiser Wilhelm Enstitüsü direktörlügünden atildigi kendisine teblig edilince, üç gün dili tutulmus, hiç konusamamis. Sonunda istese de istemese de, zorla da olsa, dünyanin en eski irklarindan birine mensup oldugunun bilincine vardi. O zaman, Yahudilerin son siginacaklari yere, Filistin'e dogru döndü. Siyonist hareketin lideri olan ve sonradan Londra'da tanistigim Chaim Weizmann bana, gizli olarak Haber'den, Kudüs Üniversitesi'nde kendisi için bir kürsü temin edilip edilemeyecegine dair bir mektup almis oldugunu söyledi. Fakat, Weizmann'in cevabi çok geç kalmisti. Fritz Haber, kendi dünyasini kaybetmisti ve uyum saglayabilecegi bir yenisi için de, kendisini hazirlamamisti. Onu, çevresinden uzaklastiran ve bu degisiklige dayanabilecek ruhi hazirliklardan yoksun olmasi, geçmiste, günlük hayatini riske ederek çalistigi laboratuvarinda gösterdigi büyük cesareti, bu perspektif yok etmisti.

24 Ocak 1934'de, Lucern'deki otel odasinda, intihar etti. O. Adolf Hitler'in ilk kurbanlarindan biri olmustu.

'Barisseverim ama, hayati savunma zamani geldiginde, savunmak gerekir'

Nazi Hükümeti, Einstein'in bankadaki 500 markina ve Almanya'da bulundurdugu 6000 dolarlik hesaplarina, 'memlekete ihanetine engel olmak için' el koydu. Kararnamede kullandiklari terimler bunlardi. Caputh'daki evine de el kondu ve Haberlandstrasse'deki apartman kapisi mühürlendi. Vatandaslik hakki da otomatik olarak kaldirildi. Az sonra da Üçüncü Reich'in bir numarali düsmani ilan edildi. Alman Hükümeti, Einstein'in Belçika'da, M. Nahon'a yazmis oldugu bir mektubunu yayimladi. Einstein bu mektubunda, Belçika Almanlarla savastigi takdirde, barisçi fikirlerine karsin, Belçika'ya hizmetlerini esirgemeyecegine yaziyordu. Nasyonalizm onun düsüncelerine aykiriydi.Barisseverlik, onun yaradilisina ve ruhuna uygundu. Bu tutumu bütün dünya tarafindan bilindigi için, yayimlanan bu mektup birçok samimi arkadasini bile sasirtti. Fakat, bunu açiklamak kolaydir. Einstein görüslerinde asla degismez bir tutum benimsememistir. Eger yasam sartlari ona bugün, dünkünden daha iyi bir bakis açisi sagliyorsa, onu kabul etmekten asla çekinmez. Onun hakkinda yapilan tanimlarin belki de en önemlisi Dr. Millikan'a aittir: 'Einstein'in olaganüstü büyüklügünü ortaya koyan vasiflarindan en basta geleni alçakgönüllülügü ve dün söylediklerini, gerekirse, bugün düzeltmek konusunda gösterdigi iyi niyettir.' Cal. Tech'teki profesörlerden biri, izafiyet teorisini nasil kesfettigini sordugunda, Einstein ona su kesin yaniti vermisti: 'Bir aksiyomu kabul etmeyip, reddederek.' Einstein bu yanittan da anlasilacagi gibi, kendi prensiplerini degistirmeden, sartlara göre, yeni bir yöne dönmekten çekinmemistir.

Hiç kimse Einstein'in, askeri üniforma giyip, eline bir silah alabilecegini beklemiyordu tabii. Fakat onun bu mektubu, beklendigi gibi, bir sembol, bir protesto duyurusu gibi algilandi. Siyasi görüslerinin esas temeli barisseverlik olduguna göre bu mesele hakkindaki düsüncesini ögrenmek istedim ve kendisine sordum. Sunlari söyledi: 'Zaman, barisseverlik fikirlerini savunmak için uygun degildir. Bu tutum, ancak saldirgana karsi yapilan mücadeleyi zayiflatir. Hayati savunma zamani geldiginde, onu savunmak gerekir.'

'Bugün Almanya lehine konusmak, Alman ulusuna da ihanettir'

Einstein o günlere kadar, sadece sahsi görüslerini yansitmisti. Fakat Nazi trajedisi, halklari yutmaya baslayinca, bir zamanlar sadece sözlerle söylediklerini, fiilen kanitlamaya karar verdi. Almanya ile olan bütün baglantilarini kesti. Alman vatandasligini geri çevirdi. Prusya Akademisi'nden istifa etti, diger mevkilerinden de vazgeçerek, basin kanaliyla ve diger yollardan korkmadan ve açik bir sekilde, yeni Alman düzeni hakkindaki düsünce ve duygularini bütün dünyaya ilan etti. Einstein'in hayatina malolabilecek bu sakin ve özsaygi ile dolu hareket tarzi, bütün dünyada Naziler aleyhine yayinlanan yazilardan, tenkitlerden ve beyannamelerden daha tesirli oldu. Einstein'in bu tutumu Almanya'ya vurulmus bir samar gibiydi. Naziler, bunun ne kadar mühim oldugunu anliyorlardi. Prusya Akademisi'nin, Albert'in istifasindan sonra, ona yazdigi mektuptan da bu anlasiliyor. Yazilis tonu gayet soguktu. Mektup, Einstein'in 'Alman karakterini ve düsünce seklini ona tanitan ve Almanlarla birlikte çalistigi uzun yillari unuttugundan' söz ediyor ve üzüntülerini ifade ettikten sonra, su cümlelerle son buluyordu: 'Biz, uzun yillar akademimize mensup olup, siyasi görüsü ne olursa olsun, bize atfedilen bazen asagilik bazan gülünç yalanlar karsisinda, bizim saflarimizda yer almanizi ve ulusumuzun savunuculari arasinda bulunmanizi beklerdik. Alman ulusu lehinde özellikle sizin tarafinizdan söylenecek iyi bir söz, özellikle memleket disinda çok büyük bir tesir yapabilir.' Albert, bu mektuba, Belçika'da Le Coq'taki deniz kenarinda bulunan beyaz küçük villasindan yanit verdi. Onun yaniti, birlikte çalistigi arkadaslarina sakin bir ayrilik selamiydi. Üçlerinden bazilari, irkçi fikirlerle kör olmuslar, onun gidisini bir jübile ile kutlamislardi. Digerleri ise, onun dünya çapindaki ününü kiskananlar, onun lehine hiç bir protestoda bulunmamislar ve seslerini duyurmak isteyen diger arkadaslarinin sesi de kaybolup gitmisti. Einstein onlara söyle yazdi:

'Sizin, bu ayin yedisinde yazmis oldugunuz mektubunuzu aldim. Siz Alman ulusu lehinde söyleyecegim birkaç iyi sözün, memleket disinda çok büyük bir tesir yapacagini hatirlatiyorsunuz. Size sunu söylemek isterim ki, istediginiz böyle bir sey, bütün hayatim boyunca ugrastigim özgürlük ve hakkaniyet duygu ve düsüncelerime ihanet olacaktir. Benim tarafimdan yapilacak olan böyle bir girisim, sizin dediginiz gibi Alman ulusu lehine olmayacak, bilakis uygar alemde Almanya'nin kazanmis oldugu fikir ve prensipleri baltalamak için ugrasanlarin hayrina olacaktir. Bugünkü sartlarda Almanya'daki durumu kabul etmek ve onaylamak, var olan bütün kültürel degerleri yok ederek barbarliga dönüsten baska bir sey olamaz. Bu nedenle, Prusya Akademisi'nden istifa etmek zorunda kaldim ve sizin mektubunuz da ne kadar hakli oldugumu gösteriyor.' Bu, Almanya ile olan kesin ve son kopmaydi.

Bilim ve Ütopya
.

315. Yorum
->Yazan :
furkan
->Yorumu: Cumhuriyetçilik, devlet yönetiminde millî egemenligi, millî iradeyi ve özgür seçimi esas kabul eden ilkenin adidir. Bu ilkenin yönetim biçimi ve siyasal rejim olarak ifadesi, cumhuriyettir. Bu tarz yönetim, millî egemenlik kavramini en iyi temsil edecek, en iyi gerçeklestirecek, en iyi uygulatacak bir devlet sekli olup demokrasinin de en gelismis biçimidir, durumudur. Atatürk'e göre: "Türk milletinin karakterine ve âdetlerine en uygun olan bu yönetim sekli, milletin insanca yasamasini bilmesi, insanca yasamanin neye bagli oldugunu ögrenmesi demektir." 10

Türk milleti, yüzyillar boyunca kendi egemenligini, kendi iradesini kullanmasina engel olan rejimlerin acilarini çekmis, nihayet kendine en uygun yönetimin cumhuriyet oldugunu görmüstür. Bu tarz bir yönetimde, egemenligin herhangi bir kisi, zümre veya sinifla paylasilmasi söz konusu olamaz. Cumhuriyet rejiminde bir görevin, ilâhî bir kuvvete dayanmasi veya babadan ogula geçmesi gibi bir veraset usulü yoktur; egemenlik bütünüyle millete aittir. Millet bu egemenligini, kendi seçtigi temsilcileri araciligiyla kullanir. Seçimle is basina gelis de görev bakimindan belli bir dönemi kapsar; yani cumhuriyet rejiminde ömür boyu bir görev söz konusu olamaz. Iste bu yönetim sayesindedir ki devleti yönetmeye lâyik olanlar, milletin reyi ve iradesi ile isbasina gelebilirler. Cumhuriyetin erdemi ve üstünlügü buradadir.

Atatürkçülügün en önemli ilkelerinden biri de milliyetçiliktir. Bu ilke, Millî Mücadele'nin dogusunda ve basariya ulasmasinda baslica rolü oynamistir; zira yeni kurulan devlet, artik milletler topluluguna degil, sadece Türk unsuruna dayaniyordu, bu sebeple ulus devletti, millî bir devletti.

Atatürkçü düsünce, Türk milletini dil, kültür ve ülkü birligi ile birbirine bagli vatandaslarin olusturdugu bir toplum olarak kabul etmistir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasi'na göre, Türkiye Cumhuriyeti'ne vatandaslik bagi ile bagli olan herkes Türk'tür; çünkü bu kisiler ayni dili konusmakta, ayni kültürü paylasmakta, ayni ülküyü tasimaktadirlar. Bu anlayis içinde her bireyimizin amaci, Türk milletinin mutlulugu, birlik ve beraberligi için çalismak, bu kutsal vatani daha güzel, daha bayindir hale getirmektir. Bu nedenle millî sinirlarimiz içinde, millî benligimizi duyarak varligimizi yükseltmeye çalismak, Atatürk milliyetçiliginin esasidir.

Irkçiligi reddeden Atatürk milliyetçiligi bütünlestirici, birlestirici, vatan yüzeyinde millî birligi saglayici bir milliyetçiliktir. "Ne mutlu Türk'üm diyene!" özdeyisiyle kalplere millî iman perçinleyen Atatürk, ayni zamanda insanlik ülküsünün ve insan sevgisinin de simgesidir. "Biz kimsenin düsmani degiliz; yalniz insanligin düsmani olanlarin düsmaniyiz."11 diyen Atatürk'tür. Bu bakimdan, Atatürkçülügün milliyetçilik anlayisi hiçbir zaman bencil bir milliyetçilik degildir; aksine bu anlayis, insanî bir ülkü ile el ele yürümektedir. Atatürk milliyetçiligine göre, Türk vatandaslari her seyden önce kendi milletinin varligi ve mutlulugu için çalisacak, fakat baska milletlerin de huzur ve refahini düsünecektir. Iste Atatürkçü düsünce sisteminin "Yurtta baris, cihanda baris" ilkesi, milliyetçiligimizin bu insancil yönünü isaret etmektedir.

Lâiklik, genel anlamda din ve devlet islerinin birbirinden ayrilmasi, dinî inançlarin devlet yönetiminde ve siyasette rol oynamamasi esasina dayanir.

Milletimiz yüzyillar boyunca devlet yönetiminde bu ilkenin uygulama alani bulamamasinin çok acilarini çekmis; bu zararlarini görmüs, sonuç olarak çagdas gelisme ve ilerlemesi geri kalmisti. Bu bakimdan Atatürkçü düsünce, lâiklik ilkesini Türkiye Cumhuriyeti'nin ve çagdas Türk toplumunun temel ilkelerinden biri olarak benimsemistir.

Lâikligin ayrintilarina inecek olursak, devlet yönetimine dinî kural ve görüslerin karistirilmamasi yaninda, toplumda din ve vicdan özgürlügünün saglanmasi, din ve mezhepleri ne olursa olsun yurttaslara esit davranilmasi, devletin resmî bir dininin bulunmayisi, egitimin lâik, akilci ve çagdas esaslara göre düzenlenmesi, bu ilkenin baslica unsurlarini olusturur. Lâiklik bu nitelikleriyle toplumda fikir ve inanç ayriliklarinin düsmanliga dönüsmesini önleyen, vatandaslari hosgörülü davranmaya yönelten, bu nedenle ülkede birlik ve beraberligi saglayan temel unsurlardan biridir.

Sonuç olarak diyebiliriz ki lâiklik anlayisinda din, devlet ve dünya islere karismayacak, vicdanlardaki yüksek ve kutsal yerini koruyacaktir. Lâiklik dinsizlik, din düsmanligi, dine baski, dine saygisizlik degildir ve bu anlamlarda yorumlanamaz; tam tersine lâiklik dinin her türlü çikar hesaplarindan uzak tutulmasi, siyasete âlet edilmemesidir. "Din, gerekli bir kurumdur. Dinsiz milletlerin devamina imkân yoktur"12 diyen Atatürk'ün asagidaki sözleri de lâikligin sagladigi din ve vicdan özgürlügünün önemini ve dinin hiçbir zaman siyasete âlet edilmemesi geregini vurgulamaktadir: "Din ve mezhep, herkesin vicdanina kalmis bir istir. Hiçbir kimse, hiçbir kimseyi ne bir din, ne de bir mezhep kabulüne zorlayabilir. Din ve mezhep, hiçbir zaman siyaset araci olarak kullanilamaz.".

314. Yorum
->Yazan :
HACER
->Yorumu: ÇOK TESEKÜRLER ÇOK GÜZEL BIR NOT ALDIM.

313. Yorum
->Yazan :
defne
->Yorumu: olsada yesek elinize saglik simdiden.

312. Yorum
->Yazan :
San
->Yorumu: Ben arastirdigim soruyu bulamadim ama süperr bir siteee.

311. Yorum
->Yazan :
enes
->Yorumu: çok güzel bencede hadi ey vallah.

310. Yorum
->Yazan :
yakup
->Yorumu: gerçekten çok güzel bir site açmissiniz. hayirli olsun.

309. Yorum
->Yazan :
öykü
->Yorumu: çok güzel istedigim bilgiyi buldum.

308. Yorum
->Yazan :
asumansu
->Yorumu: tek kelimeylen mükemmel olmus diyorum.

307. Yorum
->Yazan :
ARDA BEDIRHAN1990
->Yorumu: SÜPER BIRSEY ÇOOOOOOOK GÜZEL ARKADAS.

306. Yorum
->Yazan :
tugba
->Yorumu: aradigimi bulamadim ama site çok güzel.

305. Yorum
->Yazan :
can
->Yorumu: bu site gerçekten çok güzel bu siteyi kuranlar için alkisliyorum.

304. Yorum
->Yazan :
gülistan
->Yorumu: ya ben yarin dil anlatim sinava girecegim çok yardimci oldu bana bu sayfa çok tesekkür ederim.

303. Yorum
->Yazan :
esin
->Yorumu: ay bayildim süper!!! burada her sey var.

302. Yorum
->Yazan :
beyza
->Yorumu: ben bu sarkiyi ilk önce ögretmenimden duydum ve çok hosuma gitti.

301. Yorum
->Yazan :
mehmet
->Yorumu: Allah sizden razi olsun sayenizde 100 alcam d.

300. Yorum
->Yazan :
süper üçlü
->Yorumu: bu siteyi yeni gördük çok begendik herkese tavsiye ederiz.sayenizde 99 alicaz tesekkürler.

299. Yorum
->Yazan :
berin yilmaz
->Yorumu: performans ödeviydi siz olmasaydiniz belkide performans ödevimi yapamayacaktim performans ödevimden sizin sayenizde 100 alicam allah razi olsun.

298. Yorum
->Yazan :
gizem
->Yorumu: aradigimi bulamadim ama çok yararli bir siteye benziyor :)))))).

297. Yorum
->Yazan :
Feyza
->Yorumu: Matbaa denilince akla ilk gelenlerden biri olan Ibrahim Müteferrika 1674 yilinda Macaristan'in Kolojvar sehrinde dogdu. Türkler tarafindan esir olarak Istanbul'a getirildi. Burada Müslüman oldu ve müteferrikalik yapti. Baska diller de bilmesinden dolayi baska devletlerle olan müzakere heyetlerinde bulundu. Geçici bir süre için Türkiye'ye davet edilmis olan Macar beyi Ferenc Rakoezi'nin hizmetine verildi. Macaristan'daki ögrenimi sirasinda basim ve hak islerini de ögrendiginden matbaa kurmak istedi ve 1719-1720 yillari arasinda matbaayi kurmayi basardi.

Matbaaciligi [degistir]Istanbul'da bir basimevi kurmak isteyen Sait Efendi ile tanistiktan sonra bu matbaa kurmak için çalismalara basladi. Sadrazam Nevsehirli Damat Ibrahim Pasa onlarin düsüncelerini destekledi. Matbaanin açilmasina ancak dini olmayan eserler basmak sarti ile izin verildi ve Seyhülislâm Abdullah Efendi'den dinle ilgili olmayan eserlerin basilabilecegi yönünde bir fetva alindi. Makina ve Latin alfabesi kaliplari yurtdisindan getirtildi. (Arap alfabesi kaliplarinin kaynagi ise açik degildir ve Müteferrika tarafindan yapildigina dair bulgular vardir.[1]) Yalova'da bir kâgit fabrikasi (Kagithane-i Yalakabad) kuruldu.[2] 16 Aralik 1727 tarihinde matbaa çalismaya basladi[3]. Matbaanin ilk basilan kitabi Vankulu Lügati oldu. Ardindan tarih ve cografyayla ilgili ve sözlük olan 16 eser daha yayimladi ve toplam eser sayisi 17'yi, cilt sayisi ise 23'ü buldu.[4]

Ibrahim Müteferrika'nin ölümünden sonra, matbaanin isletme izni Rumeli kadilarindan Ibrahim Efendi ile Anadolu kadilarindan Ahmed Efendi'ye verilmistir.

Eserleri [degistir]Risâle-i Islamiyye
Vesiletü't-Tibâa
Usûlü'l-Hikem fî Nizâmi'l-Ümem
Füyüzat-i Miknatissiye 1731. Çev: Ibrahim Müteferrika.
Hakkinda Hazirlanmis Eserler [degistir]Ibrahim Müteferrika ya da Ilk Osmanli Matbaa Serüveni 1726-1746, Orlin Sabev, Yeditepe Yayinevi, 2006, ISBN 97899756480427.
Müteferrika ve Osmanli Matbaasi, Franz Babinger, Çev: Nedret Kuran Burçoglu, Tarih Vakfi Yurt Yayinlari, Mart 2004, ISBN 979-975-333-179-0.
Ibrahim Müteferrika ve Türk Matbaaciligi, Hüseyin Gazi Topdemir, Kültür Bakanligi Yayinlari, 2002, ISBN 975-17-2863-0.
Kaynakça [degistir]"Ibrahim Müteferrika".A'dan Z'ye TARIH ANSIKLOPEDISI.(1984).Serhat Yayinevi.491
1.^ The Republic of Letters and the Levant, Alastair Hamilton, Maurits H. van den Boogert, Bart Westerweel (2005), isbn = 9004147616. (Ingilizce)
2.^ Türkiye'de Kagidin Tarihçesi, Istanbul Üniversitesi Orman Fakültesi sitesinden. (Son ulasim 19 Kasim 2007).
3.^ Osmanli Imparatorlugu kronolojisi, T.C. Kültür ve Turizm Bakanligi sitesinden. (Son ulasim 18 Mart 2008)
4.^ Ibrahim Müteferrika eserlerinin listesi.
Dis baglantilar [degistir]Vikisöz'de
Ibrahim Müteferrika sözleri bulunur.Ibrahim Müteferrika yciogullari, Y. Unat, Kopernik Kuraminin Türkiye'deki Yansimalari Eylül 2004, Kayseri, Turkiye
Yardimci Doç. Dr. N. Serpil ALTUNTEK'in makalesi
Early Ottoman Printing: The Müteferrika Press.

296. Yorum
->Yazan :
BERSU
->Yorumu: ÇOK GÜZEL BIR SITE TESEKKÜRLER:).

295. Yorum
->Yazan :
okan
->Yorumu: çok faydali bence ben begendim...burdan gümüshaneye selamlar....

294. Yorum
->Yazan :
zehra
->Yorumu: Kurdugunuz bu site hem çok hosuma gitti hemde ödevlerime çok yardimci oluyor.

293. Yorum
->Yazan :
elif
->Yorumu: cok hos bir site tesekkürler..

292. Yorum
->Yazan :
hilal
->Yorumu: bu site çok güzelmis çoooooooooooooook güzel.

291. Yorum
->Yazan :
serkan yücel
->Yorumu: bu site harika birsey performans ödevinden ögretmen kesin iyi not vercek.

290. Yorum
->Yazan :
zehra
->Yorumu: bu site cok guzel ben cok beyendim simdi dicegim bu kadar byy.

289. Yorum
->Yazan :
çigdem
->Yorumu: koray ve sude ama ben aradigimi bulamadim ama diger istenilen hersey var. yani güzel bir site.

288. Yorum
->Yazan :
beyza
->Yorumu: gerçekten çook yararli oldu tsk edrm süperdi sinavdan yüksek alma umudu ile giricm sinavaTSK :).

287. Yorum
->Yazan :
ebru
->Yorumu: gerçekten samimiyetimle söylüyorum çok güzel olmus.

286. Yorum
->Yazan :
yagmur
->Yorumu: benim isime çok yaradi teskür.

285. Yorum
->Yazan :
k.d
->Yorumu: ewed gerçekten çok güzel bu siteyi kuranlara tesekürler......

284. Yorum
->Yazan :
ali
->Yorumu: çok güzel dir Allhin bizlere olan sevgisi sonsuz dur bizler Allahin kullariyiz Allahı seviyoruz.

283. Yorum
->Yazan :
fatma
->Yorumu: çok güzel siteeeee çooooooooook begendimmmmmmmm.

282. Yorum
->Yazan :
Doga :)))))))))))))))))))))
->Yorumu: bu sitede çok oyun var, hangisini oynayacagimi bilemiyorum.

281. Yorum
->Yazan :
orhan
->Yorumu: çok tesekkür ederim sanyenizde 100 alacam.

280. Yorum
->Yazan :
ssssssssssssssssssssssssssssssssssssssssss
->Yorumu: coq guzel yikemmel otesi tsk :).

279. Yorum
->Yazan :
ebru
->Yorumu: Bu siteyi görünce çok sevindim. Çünkü burada istedigim seyi rahatlikla bulabiliyorum. Bu siteyi açtiginiz için çok tesekkür ederim..

278. Yorum
->Yazan :
Damla
->Yorumu: Bence çok önemli ve iyi bir site hazirlayanlara çok tesekkür ederim (Kendi adima).

277. Yorum
->Yazan :
hatun
->Yorumu: vallahi Allah raziolsun yazilima çok yardimci oldu süper bir site süper.

276. Yorum
->Yazan :
san
->Yorumu: güzel bir site begemdim siirler müthis.

275. Yorum
->Yazan :
firat azakli
->Yorumu: lütfen futbolda gazeteye çikiyim..

274. Yorum
->Yazan :
BETÜL
->Yorumu: ÇOK TESEKURLER ÇOK GÜZEL BIR SITE.

273. Yorum
->Yazan :
halil
->Yorumu: site süper ellerinize saglik en çokta oyunlar :D.

272. Yorum
->Yazan :
esen
->Yorumu: bu sitede çok çalistigim için dersten 100 aldim..

271. Yorum
->Yazan :
silan
->Yorumu: çok güzel bir site açmissiniz.

270. Yorum
->Yazan :
ahat dilek
->Yorumu: bence bu site çok güzel bence herkes bu siteye girsin.

269. Yorum
->Yazan :
Özkan
->Yorumu: Sitede yeni bölümlerin açilmasi hem bizler hemde sizler için çok iyi olmus. Ingilizce bölümünün açilmasi ben daha bir çok Ingilizce özürlüler için gayet yararli... Tekrardan Tesekürler.....

268. Yorum
->Yazan :
merve
->Yorumu: bu sitenin adi "muhtesem site" gibi bisey olmaliydi siteniz çok güzel.

267. Yorum
->Yazan :
mikail
->Yorumu: çalistim bütün yazililardan yüz aldim helal olsun.

266. Yorum
->Yazan :
ekin
->Yorumu: çok isime yaradi tesekkürler efenim.

265. Yorum
->Yazan :
haluk
->Yorumu: s.a. ya bn uniwerste 1 ögrencsym sitenizi gezdm we gayet güzl we kolay hizmet saglayan bi site yapmssiniz öncelkle Allah razi olsun bi onerim war warsa imkaniniz uniwerste ders notlarida koyablrmsnz ???.

264. Yorum
->Yazan :
ahat dilek
->Yorumu: bu siteyi severek tavsiye ediyorum ben böyle güzel bir site görmedim.

263. Yorum
->Yazan :
kabus
->Yorumu: bu site cok güzel cok yardim etti ödevlerime.

262. Yorum
->Yazan :
samet
->Yorumu: bu siteyi kurdugunuz için tsk. matamatikten 90 aldim
herkese tawsiye ederim:-).

261. Yorum
->Yazan :
mardinli
->Yorumu: Allah bin kere razi olsun..

260. Yorum
->Yazan :
melis
->Yorumu: aradim ve bulmak istedigim seyi bulmak üzereyim :))).

259. Yorum
->Yazan :
cansu
->Yorumu: polis olmak icin kac puan gerekir.

258. Yorum
->Yazan :
METE YESIL
->Yorumu: BENCE ÇOOOOK GÜZEL BU SITEYI KARDESIMDE ÇOK BEGENDI.

257. Yorum
->Yazan :
nurgül kömür
->Yorumu: ben bu siteden hiç ayrilmiyorum çok güzel bir site hazirlayanlardan Allah razi olsun ...Benbütün arkadaslarimada önerdim çokk tesekürler emegi geçen her kese
.

256. Yorum
->Yazan :
Ali BaBa
->Yorumu: SITENIZ ÇOK GÜZEL EMEGI GEÇEN HERKESE TESEKKÜRLER..

255. Yorum
->Yazan :
SIVAS
->Yorumu: HARIKA BIR SITE HAZIRLAMISSINIZ...O KADAR DOLU KI NEREYE BAKSANIZ BIR SEYLER ÖGRENIYOR VE ARADIGINIZ HER SEYI BULABILIYORSUNUZ...EMEGINIZE SAGLIK...KENDI ADIMA BU KADAR EMEGE VE ÖZENE TESEKKÜR EDERIM....

254. Yorum
->Yazan :
derya
->Yorumu: Bu site çok iyi . Herkese tavsiye ederim.ödevlerime çok yardimci oldu tesekkürler.

253. Yorum
->Yazan :
Necmettin
->Yorumu: Içerik zenginligi ve düzeni bakimindan ilk kez bir siteyi bu kadar bepgeniyorum... basarilarinizin devani dilerim elinize saglik... ayrica tsk ederim....

254. Yorum
->Yazan :
NIHAL
->Yorumu: SÜPER BIR SITE .ISIME YARAYACAK HERSEY VAR BURADA ÇOK SAGULUN.

252. Yorum
->Yazan :
TALEBE
->Yorumu: ELINIZE SAGLIK RASTLADIGIM ÇOK IYI HAZIRLANMIS BIR SITE SAGOLUN......

251. Yorum
->Yazan :
Basak Nur
->Yorumu: Ben bu siteyi beyendim arkadaslarimada önerdim suanada yazili notlarim çok iyi çook tesekkür ederim...=)=)=)=)=)=)=).

250. Yorum
Yazan :
ZUAA SEDAT
->Yorumu: Yawf aslnda bu steye girme amcim bilgisyar oynlari .d.d
naplim ..ezanda kulai olmuanin namazda gözü yoqtr.. .d.

249. Yorum
->Yazan :
melisa kolcu
->Yorumu: tesekkür ederim...bana çok yardimci oldu..:).

248. Yorum
->Yazan :
MehmeT...
->Yorumu: Valla iyi site güzel arkadaslara her türlü katiliyorm saygilar tskürler....

247. Yorum
->Yazan :
enes
->Yorumu: site süper gerçekten yazilida çikiyo sorularda tsk.

246. Yorum
->Yazan :
yasin kizilkaya
->Yorumu: Allah razi olsun burdan baktigim sinav sorulari aynisi yazilida çikti 100 aldim sagolun devamli bu sitedeyim artik ....

245. Yorum
->Yazan :
macide
->Yorumu: benim kardesim kayip tekirdag da kayboldu.

244. Yorum
->Yazan :
aysenur
->Yorumu: bencede guzel bir site.....merwe nur harbiden hep 100 mü aliyorsun sinvdann.....139.maddenn amaci ne hç anlamadm.....

243. Yorum
->Yazan :
mahmut
->Yorumu: çokkk güzel girin tavsiye edyom daha girmedim ama olsun tavsiye edyom valla hadi güle güle depin.

242. Yorum
->Yazan :
haçam cülli
->Yorumu: bunu cördüm ve begenmisem herkese tavsiye ederim.

241. Yorum
->Yazan :
ezgi
->Yorumu: ellerinizden öpüyorum buarada herkesin yeni yli kutlu osun :D.

240. Yorum
->Yazan :
Merwee Nurr
->Yorumu: Ben bu siteden hertürlü yardim aliyorum ama en çok yazililarda
burada çikan bazi sorular sinavdada çikiti hepsini yaptim ve hep 100 aliyorum ben size gerçekten çooooook tesekkür ederi.

239. Yorum
->Yazan :
olcay
->Yorumu: çok tsekkür ederiz güzel çalisma elinize saglik.

238. Yorum
->Yazan :
beyza nur
->Yorumu: bu site çooooook güzel herkesin görmesini isterim burasi çooooooooooooooooooooooook ama çooooooooooooooooooooooook güzele.

237. Yorum
->Yazan :
yildiz
->Yorumu: ben bu siteye daha yeni baktim gerçekten çok güzelmis ömer in dedigi gibi bende sinavdan 100 aldim herkese tavsiye ediyorum herkesten ve siteyi kuranlardan çok tesekkür ederim iyi aksamlar.

236. Yorum
->Yazan :
pelin büsra sevde hilal
->Yorumu: siteniz gerçekten çok güzel ögretmenim çok fazla yararlandik sagolun 8/A sizinle gurur duyuyor :).

235. Yorum
->Yazan :
dogukan
->Yorumu: bence güzel ve bilgili bir sayfa.

234. Yorum
->Yazan : yildiz
->Yorumu: çok süper bu site ya deniz cnm herkeze tavsiye ederim canlarim benim murat seni tebrik ederim canim ALLAH SIZDEN RAZI OLSUN ÇOK GÜZEL OLMUS EMEGINIZE SAGLIK.. site yönetmeni sitenizin basarilarinin devamini dilerim. . Tebrikler.

233. Yorum
->Yazan : dilara gezer
->Yorumu: her sinavi olan bu siteye girerse vayyyy bu sitenin halineeeeeee :)))).

232. Yorum
->Yazan :
sssssssssss
->Yorumu: Allah razi olsun ödevim buradan yaptim .tüm engelli arkadaslarimiz iyilesir insallah.

231. Yorum
->Yazan :
nazlican türkmen
->Yorumu: 139.cu yoruma diyecek yoq tek klimeyle süper yaw..:).

230. Yorum
->Yazan :
k a
->Yorumu: : bu site çok iyi herkese tavsiye ederim..

229. Yorum
->Yazan :
ruken
->Yorumu: bu siteden artik derslerimi basriyle geçecegime inaniyorum ..

228. Yorum
->Yazan :
Ecrin
->Yorumu: Bu siteyi daha yeni ögrendim.Acaba söylediginiz kadar iyimi ?.

227. Yorum
metin: Cografya sinavindan 100 aldim o yyea :D
txtisim:
SElin.

226. Yorum
>Yazan:
Eyup
>Yorum:
çok saolun cok yardimci oldunuz :) .

225. Yorum
>Yazan:
enes
>Yorum:
ben de çok sevdim burdan ALANYA YA SELAM .

224. Yorum
>Yazan:
merve
>Yorum:
ya gerçekten yok böyle bi site çook sagolun emegi geçen herkesin ellerine saglik müthis olmus . testler ve konu anlatimlari çok isime yaradi Allah razi olsun .

223. Yorum
>Yazan:
buket
>Yorum:
sitenizi çok begendim valla ödevlerimi yapinca hoca kizcak birsey bulamadi. sagolun xD .

222. Yorum
>Yazan:
pelin
>Yorum:
çooook güzel anlatiyor bu siteler allah raz olsun müslümanlardan türkiyeden böyle siteler çikartiyorlar. Yazan:BIR TÜRKÇE ÖGRETMENI isim vermek istemedim .

221. Yorum
>Yazan:
merve nurr
>Yorum:
bu siteden her türlü yardim aliyorum bana göre çook harika bu site sayesinde bütün yazililarimdan 100 aldim çoook mutluyum çok tesekkür ederim =) .

220. Yorum
>Yazan:
ramazan özkan
>Yorum:
sevgili arkadaslar! Yazarii Baha Rahmi Özen iki adet piyes seyrettim. çok duygulandim. Bütün seyredenlerin agladigini gördüm. eger bu konuda oyun oynayacaksaniz tavsiye ederim .

219. Yorum
>Yazan:
sevcan
>Yorum:
harika bir site, aradigim her sey burda. bu sitenin kurucusundan ve yöneticisinden Allah razi olsun .

218. Yorum
>Yazan:
funda
>Yorum:
ay çoq gzl bi styms özellikle duvar yazilari hrika baldm hepinize tssk ederm .

217. Yorum
>Yazan:
merve
>Yorum:
gercekten guzel bi site begendm yni .

216. Yorum
>Yazan:
aygen
>Yorum:
ya daha yeni gördüm sitenizi a dan z ye hersey var ck begendimmmm eminim ck faydasini görecm emegi gecenlere tesekkürler... .

215. Yorum
>Yazan:
bekir
>Yorum:
ellerinize saglik emege saygi bizim için önemlidir. .

214. Yorum
>Yazan:
elif
>Yorum:
ben skeçte ögretmen rolünü oynamistim ve ben sözlerini söylerken nerdes agladi ve bunu çok begendim .

213. Yorum
>Yazan:
ahmet
>Yorum:
çok guzel olmus elinize saglik .

212. Yorum
>Yazan:
97
>Yorum:
bn trafikten insallah 5 alirim tabikisde siz de alirsiniz 5 .

211. Yorum
>Yazan:
emin
>Yorum:
ben bu siteden aradigimi bulamadim ama yinede harika bir site belki diger derslerime yardimci olur bu siteyi açanlara gönülden tebrik edrim:))))))))))))))) .

210. Yorum
>Yazan:
servet akbas
>Yorum:
GERÇEKTEN SÜPER BI SITE BASARILARINIZIN DEWAMINI DILERIM .

209. Yorum
>Yazan:
burcu
>Yorum:
çok güzel tüm dersleri ve tüm konulari rahatça ulasiyoruz tsk herkese .

208. Yorum
>Yazan:
nurtekin
>Yorum:
ey vallah billah tillah ez bulmemiskir .

207. Yorum
>Yazan:
özlem perihan bulut
>Yorum:
bu siteyi kurdugunuz için hepinize çooooook tesekkürler. bize faydasi çok dokunuyor, yapanlarin ellerine saglik. baska sitelerde yaparsaniz memnun oluruz........ ALLAH sizden razi olsun. byyyyyyyyyyyyy...! ...?. .

206. Yorum
>Yazan:
Özkan
>Yorum:
Baylar-Bayanlar site hakketten ,yazimi dogru mu acaba, güzel ve kullanisli. Ise yariyor yani... Bu arada tüm Müslüman ve net aleminin bayrami mübarek olsun... .

205. Yorum
>Yazan:
alp giray karakoc
>Yorum:
tesekkurler ogretmenlerimiz hep bu siteden yazili yapiyorlar. xD xD xD xD Berkay Akca xD xD xD xD .

204. Yorum
>Yazan:
ahmet dogan
>Yorum:
siteniz çok güzel,tebrik ederim,ellerinize saglik.Böyle faydali sitelerin çogalmasi arzumuzdur.Allah kolayliklar versin.sık kullanilanlara ekledim ve bir ögretmen olarak tavsiyede de elbette bulunacagim. .

203. Yorum
>Yazan:
ibrahim
>Yorum:
bu siteden artik derslerimi basriyle geçecegime inaniyorum .

202. Yorum
>Yazan:
vat
>Yorum:
çok canli site arkadaslar begendim ve bayildim .

201. Yorum
>Yazan:
umuthan
>Yorum:
çok tesekkürler vatan millet için çok degerli bilgiler veriyorsunuz sagolun varolun uzun lafa gerek yok .

200. Yorum
>Yazan:
zeynep
>Yorum:
bu siteyi tesadüfen gördüm ve çok sevdim keske daha önceden görseydim bütün arkadaslarimada tavsiye ettim ayrica derslere çoookkk faydali size çookk tesekkürler .

199. Yorum
>Yazan:
Hilal,Pelin,Özkan,Alperen
>Yorum:
Tebrik eder ellerinizden öperiz hocam. Parmaklariniza ve net kotaniza saglik dilerim. Allah Int. kesintisi göstermesin. 8/A sinifi BASARILAR DILER.... .

198. Yorum
>Yazan:
ömer
>Yorum:
bu site sayesinde sinavlardan %100 aldim bu siteyi kuranlardan Alah razi olsun .

197. Yorum
>Yazan:
egitim
>Yorum:
Ben ögretmenim. Ögrencilere oldugu gibi bize de çok faydali bir site. Emegi geçenlere tesekkür ederim .

196. Yorum
>Yazan:
zemitaa
>Yorum:
sayfa çok güzel herkes için yararli hatta arkadasima da tavsiye ettim :)) .

196. Yorum
>Yazan:
Hasan Hüseyin
>Yorum:
Site çok güzel emegi geçenlere sonsuz tesekkürler.Sizlerden ricam 9.Sinif KIMYA ve birde saglik meslek liselerininde dersleri sorulari ve vb.bilgilerinin de bu sitede yer almasi çok güzel olur.Simdiden çok tesekkür eder saygilar sunarim .

196. Yorum
>Yazan:
ErdeM
>Yorum:
Gercekten site mükemmel bir derecede hazirlanmis emegi geçenlere tesekkür ederm 100 üzerinden puanim 100 .) yani okadar derecede güzel .

195. Yorum
>Yazan:
Özkan
>Yorum:
Site harika.... Bu arada tüm sbs'ye girmis olan arkadaslara iyi puanlar dilerim .

195. Yorum
>Yazan:
isimsiz
>Yorum:
bnde herkeze çok tesekkür ediyorum .

194. Yorum
>Yazan:
karatekin
>Yorum:
elinize emeginize saglik telif hakkindaki yazinizi okudugumda kul hakkina gösterdigininiz hassasiyet çok samimi geldi. sayfa sonundaki linkleri görünce sanki bir dostun bahçesinde geziyormusum da haberim yokmus gibi oldu. tesekkürler .

193. Yorum
>Yazan:
burak
>Yorum:
çok tesekkür ediyorm ödevimi fuL bu stedn yaptin eLLeRinize saqLik :) .

192. Yorum
>Yazan:
Tugba 9/dk
>Yorum:
çok tesekkürler bu site için... çok güzellllllllll olmussss......tesekkürrrrr ederimmmm..sagolunnnnnn. elinizeeeeeeeeee....saglikkkkkkkkkkkk :)) :/ =) => .

191. Yorum
>Yazan:
pinar kasap
>Yorum:
öncelikle siteniz çok güzel biz ögrenciler bu sitede istedigimiz gibi yararlaniyoruz ben bu siteyi sinif arkadaslarima da önerdim onlarda bu siteden çok iyi yararlaniyorlar ve çok güzel oldugunu söylüyorlar.sinavlara bu siteden çalisiyoruz bize bu imkanlari verdiginiz için çok tesekkür ederiz.ellerinize ve emeklerinize çok tesekkür ederiz .

YORUM OKU

>>>YORUM YAZ<<<
Not: Yorum Yaz Bölümünden Yazılar Da Gönderebilirsiniz. Yazıyı belgenizden kopyalayıp
aşağıdaki
Yorumunuz Kutucuğu'na yapıştırmanız yeterli...

 Adınız:
 Yorumunuz :


Yorumunuzda Silmek istediğiniz kelime veya cümle varsa kelimeyi fare ile seçin
ve
delete tuşuna basın...

 


Eklediğiniz yorumlar/yazılar onaylandıktan sonra siteye eklenecektir.

 E Mail
(Zorunlu Değil):



Bilgiyelpazesi.Net Ana Sayfası Bu Yazıyı İndir Sık Kullanılanlara Ekle

<<<TELİF HAKKI KONUSU (ALTTAKİ KAYAN YAZI) LÜTFEN OKUYUNUZ !.>>>>

...Değerli Ziyaretçilerimiz... Sitemizde sizler için hazırladığımız binlerce yazı bulunmaktadır... Hassas davranmamıza karşın gözümüzden kaçan bazı yazılar telif hakkıyla korunuyor olabilir... Telif Hakkıyla korunan yazılarla karşılaşırsanız (KAYNAK GÖSTERMENİZ ŞARTIYLA) yazıların altındaki YORUM YAZ kısmına bildirmenizi rica ederiz... Bu tür yazılar derhal siteden kaldırılacaktır... Saygılarımızla ... Bilgiyelpazesi Ekibi...


SİTEDEKİ KİŞİ SAYISI


Toplam:

SİTEMİZE KİM NEREDEN GELMİŞ HANGİ KONUYU ARAŞTIRIYOR



Bilgiyelpazesi Net

Sayfanızı Da Tanıtın

Eğitim ve Ögretim Ödev

Zirve100 Sayac
V9 Navigasyon      

BUGÜN EN ÇOK ZİYARET EDİLEN İLK 10 KONU VE YAZI